|
01 Şubat 2012
‘’Âdem (a.s)toprak ve su arasında iken ben nebi idim’’hadisi şerifte ben onun varlıkta ilk bisette son peygamber olduğunu göstermektedir. Tasavvufta kısaca nur-i diye anılan bu anlayış bahsi geçen hadisler ışığında gelişmiştir. Temelde var oluşu allah resulünün nuru ve ruhaniyeti ile izah eden bu düşüncede gerçek insan-ı kâmil Hz.Muhammed (s.a.v) (s.a.v)dir. Çünkü o bütün ilah isimleri kuşatan ismi azamın mazharıdır. Oysa diğer insanlar bir yâda birkaç ismin mazharı olduklarından insan-ı kâmil makamını ancak vekâleten ihraz edebilirler. Hz. Âdemden itibaren bütün peygamberler tevarüs yoluyla bu nuru taşımışlardır. Süleyman çelebi özetle şunları söylemektedir: Mustafa ruhunu evvel kılalı allah onu sevdi ve ilk olarak onun ruhunu var etti. Allah Teâlâ onu kendisine sevgili (habib)kılınca ona, bütün dertlere derman bir tabip olma özelliği verdi. Mustafa’yı kendine kıldı habib. Cümle dertlere oldu tabib.
İlk yaratılan Hz.Muhammed (s.a.v)’i nurdur. Hz.. Ademden itibaren bütün peygamberler tevarüs yoluyla bu nuru taşımışlardır. Süleyman çelebi eserinde fi beyanı fıtratı ruhi Hz.Muhammed (s.a.v) başlığı altında özel bir bölüm açmıştır. Süleyman çelebi özetle şunları söylemektedir: kerim ve aili mutlak olan allah onu sevdi ve ilk olarak onun ruhunu var etti:
Mustafa ruhunu evvel kıldı var
sevdi onu ol kerim u girdi gar
o şanlı resul vesile olduğundan allah âdemin tövbesini kabul etti. O doğmadan mucizeleri göründü ve ruhu boğulmaktan kurtuldu.
Hem vesile olduğu için ol resul
adem’in hak tövbesin kıldı kabul
Nuh garktan buldu anın çün necat
Dahi doğmadan göründü mucizat
Süleyman çelebinin şairane ve duygulu anlatımına göre hz. İsa’nın göğe çekilmesi ona ümmet olma arzusundan musa’nın elindeki asanın ejderha kesilmesi onun izzetinden allahın ibrahim peygamberin atıldığı ateşi gül bahçesi kılması onun ceddi olmasından dı. Âlem onunla nurlanmıştı. Cennet içindeki nimetler, onun hatırına hazırlanmıştı. Bir bakıma cennet bile değerini ondan almıştı. Ovarlık aleminin sebebiydi. Bu yüzden onu razı kılmak lazımdı:
Hem onunla doldu âlem cümle nur
Onun için oldu cennet içre hur
Bil muhammendir bu varlığa sebep
Cehd olup onun rızasını kıl talep
Hz.Muhammed (s.a.v) a.s peygamber olarak gönderilişte her ne kadar son ise de gerçekte ve manada o,herkesten önce idi.
Sureta gerçi Hz.Muhammed (s.a.v) son idi
İlla manide kamudan ön idi
Allahu Teâlâ hz. Bu âlemi yarattıktan sonra onu adem ile tezyin eyledi. Ardından melekleri ona secde ettirmek gibi birçok lütuf ve ihsanda bulundu. Onun alnına Hz. Muhammed (s.a.v)’in nurunu yerleştirerek:’’bu habibimin nurudur’’bilesin, dedi. Daha sonra bu nur Havva ya ondan şite ondan da nesil be nesil İbrahim ve İsmail yoluyla Hz. Peygambere intikal etti:
Hak Teâlâ çün yarattı âdem’i
Kıldı âdemle müzeyyen âlemi
Âdem’e kıldı feriştahlar sucut
Hem ona çok kıldı ol lutf ıssı cud
Mustafa nurunu alnında kodu
Bil habibimin nurudur dedi
Kıldı ol nur onun alnında karar
Kaldı onun ile nice ruzigar
Sonra havva alnına nakl etti bil
Durdu onda dahi nice ay u yıl
Erdi ibrahim’e ismail’e hem
Söz uzar geri kalanın der isem
İş bu resim ile müselsel muttasıl
Ta olunca mustafa’ya muntakıl
Hz.Muhammed (s.a.v)’in dediği nur böyle nesiller boyu intikal ile nihayet asıl sahibine ulaştı ve Hz.Muhammed (s.a.v) a.s alnına yerleşti. O rahmetin li’i âlemin olarak gönderildiğinden nur onun alnından karar kıldı. Ondan başka kimseye nakletmedi. Çünkü artık yerini ve sahibini bulmuştu. Yüzyıllar boyu ana doluda, balkanlarda kafkasya ve kazanda okunan mevlit insanımızın gönlünde var olan peygamber sevdasını beslemiş ona olan kalbi bağlılık ve hasreti ateşlemiştir. Hasret ve sevda birbirini ateşleyen iki önemli müessirdir. Hz.. Peygambere olan hasret arttıkça sevda artmış: sevdanın artışı hasreti tetiklemiştir.Hz.Muhammed (s.a.v)’i nur inanan insanları selatu selam vesilesi ile hz..peygamber ile buluşturur. Rahmet mazharı,şefaat pınarı olan Allah Resulü insanlığın melceidir.biz ahir zamanda gelen ümmeti olarak onu göremedik,o nuru doya doya seyredemedik’ ’anam babam sana feda olsun ya rasulullah diyemedik’’ama onun nurunu gönül gözüyle görmüş mümtaz zatların gönül sultanlarının tasvir ve yansıtmasıyla algılamaya çalışıyoruz.
Doğdu ol saatte ol sultanı din
Nura gark oldu sema vat ü zemin
Nura gark oldu göklere ve yer
İşte böyle Hz.Muhammed (s.a.v) Mustafa aleyhissalatü
Vesselamın gelişi… nur içre nur…
Bakın hazreti mevlana ne diyor:
Gel ey gönül hakiki bayram cenabı-ı Hz.Muhammed (s.a.v)’e
Vuslattır. Çünkü cihanın aydınlığı o mübarek varlığın cemalinin nurundadır
Cihanın aydınlığı o (s.a) un cemalinin nurundan…
Gören için
Görmeyen için her yer kara
Ama Hz. Muhammed (s.a.v)’in nuru akıp geliyor tarihinin bağrını yara yara gelmiş
Kim önleyebilir onu
O hep nur olarak gelmiş
Tahlifte kap kara yürekler gözü kararmış ayak takımı saldırmışlar kan revan içinde kalmış ayakları
Orada dua ediyor nur Hz.Muhammed (s.a.v):
Yarabbi bunların çocuklarının senin tevhit nurunla buluştur.
Nur zulmet diler mi dilemiyor çöksün bunlar kahrolsun nesri tükensin demiyor
Nesilleri kurtulsun diye dua ediyor yani göklerden nur yağsın bunları çocukları üzerine ve çocukların yürekleri kararmasın rahmet peygamberi o.
nurdan kundak içinde yatar Hz.Muhammed (s.a.v)
Babasının annesinin alnında nur kundakta nur ve naifte Mekke fethinde nur
Bugün
kararmış yüreklere lanet yağdırma işi değil işimiz
Peygamberimizden öğrendiğimiz o değil
Onun nurunun gönüllerimize taşımak ve o nuru gönüllere taşımak
Aydınlansın doğusu batısı kâinatın onun yüreğindeki ışıkla nurla
Aydınlansın yeryüzünün tüm afakı
Hz.Muhammed (s.a.v) (s.a) hep doğuyor hep yaşıyor
Âdem’le doğdu ibrahim’le yaşadı isa ile men enseri illallah allah yolundan bana yardım edecekler kimler dedi musa’nın kardeşi oldu ve geliyor kıyamete kadar izine kefil olan var onun nurunu besleyen var kim kesebilir o nurun ışığını güneşi kim söndürebilir üflemeyle
Herkes kendi yüreğine sahip olsun yeter
Herkes ışığını kaybetmemek için gözünü açsın yeter
Hz.Muhammed (s.a.v)’in nuru hep orada duruyor ebedi bir kandil gibi yanıyor
Yükseldikçe yükseldi
Kâbe kavseyse ne kadar
Bu yüceye ermemiş
Senden önce gelenler
Can ahmet’im hoş geldin
Hz.Muhammed (s.a.v)’im hoş geldin
Âşık idim yüzüne
Hz.Muhammed (s.a.v)’im hoş geldin
Evet, naşideler çağlıyor mu gönüllerimizde
O rabbin leamruke nidasıyla ömrüne yemin ettiği bir kul ona tanlar uzanır mı?
Essalatü vessalamü aleyke ya resul allah
Essalatü vessalamü aleyke ya habiballah
Essalatü vessalamü aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin
Ey evvel geçenlerin ve sonra geleceklerin efendisi salât sana selam sana
"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "




