“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

 

 

ÇOCUKLARIMIZI TELEVİZYONA EMANET ETMEYELİM

Televizyonun hayatımızın önemli bir parçası haline geldiği bir gerçektir.Ülkemizde her 100 aileden 98’nin oturma odasında bir televizyon vardır.Yetişkinler günlerinin en az 2-3 saatini televizyon karşısında geçiriyorlar.Bu oran gençler ve çocuklarda daha da artıyor.Çünkü çocuklar gündüz kendilerine yönelik programları izlerken,akşamları da ebeveynleriyle birlikte yetişkinlere yönelik programları izliyorlar. Bir çocuğun günde ortalama 3 saat TV izlediğini düşünürsek,bu yılda 1100 saat eder.Bu zaman dilimi,insan ömrüne göre hesaplanacak olursa,70 yaşına ulaşmış bir kimse,ömrünün 7-10 yılını televizyon başında geçiriyor demektir.

Çocuklar neleri izliyor?

İlköğretim öğrencilerinin büyük çoğunluğunun,en çok şiddet içerikli yerli/yabancı dizileri,en az çocuk programlarını izledikleri belirlenmiştir.Yapılan araştırmalar,şiddet içerikli programları izleyen çocukların daha yüksek oranda fiziksel şiddete başvurduklarını ve fiziksel şiddeti bir çözüm yolu olarak benimsediklerini göstermiştir.

Son yıllarda, okullarda şiddet olaylarının hızla artmasında dizi ve programlarının etkisi en önemli sebeptir.Öğretmenler sık sık çocukların birbirlerine karşı hoşgörüsüz,bencil,sevgisiz ve rekabetçi olduklarından şikayet ediyorlar.Çocuklar aralarındaki en küçük bir anlaşmazlığı bile fiziksel şiddet kullanarak,birbirlerini tehdit ederek,gruptan dışlayarak ya da alay ederek çözmeye çalışıyorlar.

Çocuk ve gençler şiddeti en çok televizyondan öğreniyorlar.

Televizyon,çocuklara taklit edebilecekleri pek çok davranış biçimi sunmaktadır.Sadece çocukların izlediği çizgi filmler de bile,binlerce şiddet öğesi vardır.Birde çizgi filmlere, akşamları ebeveynleri ile izledikleri programları da eklersek,çocuklar için model olabilecek çok sayıda saldırgan davranış biçimi ortaya çıkmaktadır.Zaman zaman gazetelerde okuduğumuz “11 yaşındaki çocuk arkadaşını vurdu”, “televizyondan etkilenen 8 yaşındaki bir ilkokul öğrencisi kendini kravatla gardroba astı”, “liseli öğrenciler birbirlerini bıçakladı” gibi haberler çocuk ve gençler arasında yayılan şiddetin boyutunu gözler önüne sermektedir.

Gençler şiddet uygulayıcısı fakat kahraman! olan karakterleri örnek alıyorlar
Şiddet üzerine yapılan bir çok araştırma çocukların şiddeti taklit ettiklerini göstermektedir. Ailece,beğenerek izlediğimiz pek çok dizide şiddet kimi zaman açık ,kimi zaman örtük ve kibar bir şekilde verilmektedir.Pek çok dizi karakteri,şiddeti tek problem çözme yöntemi olarak kullanmakta,saldırganlık ödüllendirilmekte,gücün ve iktidarın gereği olarak sunulmaktadır.Yine,şiddet uygulayan karakterler haklı ,sempatik,sihirli,doğaüstü güçlere sahip ve aslında iyi kalpli karakterler olarak sunulmaktadır.

Televizyondaki acı ve şiddet insanları duyarsızlaştırıyor


Ekranlarda sürekli kan,gözyaşı ve şiddet gören insanlar,bir müddet sonra kendi yakınlarında cereyan eden acılara karşı duyarsızlaşıyorlar.Televizyon, gerçeği,bir film gibi algılamamıza neden oluyor.Kundağında vurulmuş bir bebek görüntüsünü ya da tankların üzerine yürüyen çocuk görüntüsünü bir hollywood filmi izler,rahatlığında seyredebiliyoruz.Çünkü daha önce bu tür görüntüleri,filmlerde defalarca görmüştük.Mesela,gündüz saatlerinde kadınlara yönelik sunulan programlarda,insanların acı ve dramları şova dönüştürülüyor.Oysa bu tür programları izleyen insanlar,bir müddet sonra yanı başındaki komşusunun dramına duyarsızlaşabiliyor.

Televizyon gençlere pek çok davranış biçimini öğretiyor


Her ne kadar TV yetişkinler için bir eğlence aracı olsa da,çocuk ve gençler için eğlencenin ötesinde bir anlam taşır.Televizyon çocuk ve genç için gerçek dünyaya açılan bir pencere,kolayca bulamadıkları bilgileri edindikleri bir kaynak görevi de görür.Peki ailece izlediğimiz en popüler dizi ve programlarda karakterler,diyaloglar,tema ve hikayenin gidişi gençlere ne tür mesajlar veriyor?Mesela,pek çok popüler dizide karşı cinsle nasıl konuşulacağına dair örnek söz ve davranışlar yer almakta,kadın-erkek ilişkileri özgürlükçü,risk almaya açık,romantizm ve cinsel odaklı işlenmektedir.Güzel kadınlar ve zengin erkekler,büyülü bir aşkın atmosferinde,her türlü ahlak değerini yok sayarak bir araya gelmekte,evlilik dışı ilişkiler bu aşkın atmosferinde olağan görülmektedir.Kimi gençlik dizisinde gençler otoriteye başkaldırmaya özendirilmekte,özgürlük tanımı başkaldırı ekseninde yapılmaktadır.Hırs,rekabet,hedefe ulaşmak için her yolun mubah sayılması,zenginlik,boşanma,serserilik gibi konular pek çok dizinin temasını oluşturmaktadır.Geleneksel değerler,bu değerleri temsil eden karakterler alay mevzuu yapılmaktadır.

Pek çok dizi ve haber programını izleyerek,çeşitli suç tekniklerini öğrenmek de mümkün olabiliyor.Yabancı bir evin kapısı nasıl açılır,başkasının kredi kartına ait bilgileri nasıl elde edebilir,çanta nasıl kapıp kaçılır gibi.Bazı hukukçular 5 yaşından itibaren televizyon izleyen çocukların 15 yaşına geldiklerinde,18 bin saldırı,cinsel taciz,kavga,ve işkence yolu öğrendiklerini belirtmektedir.

Dizilerde cinsiyet rol tanımları nasıl yapılıyor?

Ekranlarımızı işgal eden dizilerde kadın- erkek rol tanımlamaları dikkat çekicidir.Bu tanımlamalarda çocuklar,bir kadın ya da bir erkek olarak nasıl olmalarını gerektiğine ilişkin oluşturulmuş ideal tipleri görmektedir.Bu tiplerin özelliklerine baktığımızda kadın ve erkek rolleri ya batı değerlerine göre tanımlanmakta ya da geleneksel roller çarpıtılarak verilmektedir. Kimi dizilerde de kadın özgürlükçü,hırslı,başına buyruk,erkekler ise maço gibi görünmeye çalışsa da aslında zayıf,biraz da aptal olarak da işlenebilmektedir.Bazılarında da
kadınlar zayıf,pasif,en büyük amacı erkeği elde etmek olan,kurtarılmayı bekleyen taraf,erkekler ise maço,saldırgan,yarışmacı,güçlü,hizmet talep eden taraf olarak gösterilmektedir.Geleneksel değerleri benimsemiş karakterler eğitimsiz gösterilirken,eğitimli ve karizmatik karakterler batılı değerleri benimsemektedir.

Aynı şekilde, dizilerde yer alan mesajlarda,kadın ve erkekler akıl ve vicdanlarıyla değil,duyguları,tutkuları ve hırsları ile karar almaktalar.Mesela pek çok dizide aşk,evliliğin,çocuğun,her türlü toplumsal değerin ve ahlakın karşısında direnmeye çalışan fakat savunulması gereken tek duygu olarak sunulmaktadır.

Çok fazla televizyon izleyen kişiler gerçek dünyayı da televizyonda gördükleri şekilde algılamaya başlıyorlar
Kişiliklerini şekillendirmeye çalışan gençler, dikdörtgen bir kutu içerisinde gördükleri yetişkinlerin ve başka insanların hayatlarını gerçek olarak algılayabilmekte ve onlar gibi yaşama arzusu duyabilmektedir.Örneğin,sürekli ekranlarda zenginlerin abartılı yaşam tarzını gören gençler, bu yaşamlara özenmektedir.Dizilerde orta sınıf bir aile bile, gerçek hayattaki orta sınıf bir aileden, çok daha zengin ve refah içinde tanımlanmaktadır.Karakterler hırsları veya duyguları uğruna her türlü riski kolayca almaktadır.Televizyonda duygusal ve fiziksel birliktelikler hep evli olmayan çiftler arasında cereyan etmektedir.Günde en az 3-4 saatini bu tür yaşamları izleyerek geçiren insanlar, bir müddet sonra gerçek hayatı bu şekilde algılayabilmekteler.
Televizyon kadın ve çocukları tüketim çılgınlığına sürüklüyor.

Tüketime yönelik bir çok ürünün tanıtımı,artık sadece reklamlarda değil,pek çok programın içinde yer almaktadır.Sadece dizilerde,özellikle kadın ve çocukları hedef alarak daha fazla tüketmeleri için,yüzlerce mesaj gönderilmektedir.Her gün izlediğimiz bu programlar suni ihtiyaçlar yaratmaktadır.Pek çok dizide çocuk ve gençler sigara,alkol kullanmaya özendirilirken,kadınlar daha fazla güzellik malzemesi kullanmaya teşvik edilmektedir.

Ayrıca hepimizin de bildiği ve tanık olduğu gibi,reklamlar,kısa süreli ve hareketli oldukları için 6-7 aylık bebekleri bile cezbetmektedir.Bu da henüz taze çocuk beyinlerin tüketim arzusu ve marka istekleri ile dolmasına neden olmaktadır.Reklam yaratıcıları Derneği’nin düzenlediği konferansta sunulan bir bildiride,çocukların ailelerin satın aldığı ürün ve markaların %67’sinde etkili olduğu belirtilmiştir.

Televizyon gizli kalmış duyguları açığa çıkarıyor


Televizyon,psikolojik bir uyaran görevi görerek,gizli kalmış ve henüz uyarılmamış duyguları açığa çıkarmaktadır.Çok küçük yaşlardan itibaren sürekli yetişkin yaşantısına ait görüntüleri gören çocuklar,daha erken bir yaşta ergenliğe girmekte,cinsel olarak daha erken olgunlaşmaktadır.Bazı dizilerde çocuk karakterlerin nasıl flört ettiklerini izleyen çocuklar,sınıf arkadaşlarına aynı şekilde yaklaşabilmekte,erken yaşlardan itibaren kız-erkek arkadaş edinebilme telaşına düşmektedir.

Çocukların anne babaları ile ilişkileri bozuluyor
Televizyonda hem modern ve bakımlı,hem de çocuğunun ihtiyaçları ile yakından ilgilenen anne modelini gören çocuklar,neden kendi annelerin de bu kadar bakımlı olmadığını ya da neden onlarında sofralarında 4-5 çeşit yemek olmadığını sorguluyorlar.Çocuklar,dizilerdeki çocuk karakterlerden etkilenerek,babalarından ekonomik seviyelerini aşan ürünler istiyorlar.Dizilerle, bu talepleri yerine getiremeyen ebeveynlerin suçluluk duyması sağlanmaya çalışılıyor.

Bazı dizilerde ise anne-babanın sahip olduğu geleneksel değerler,gencin önünde,bir engelmiş gibi lanse edilmektedir.Genç mutsuzdur ya da kötü yola düşmüştür çünkü ebeveyni onu anlamamıştır.

Televizyon kelime hazinemizi,dolayısıyla dünyaya bakışımızı daraltıyor


Televizyon,en önemli ifade ve iletişim aracı olan dil üzerinde oldukça olumsuz neticelere neden olmaktadır.Programlarda,Türkçe yanlış,kötü,yabancı özentili ve kısır bir şekilde kullanılmaktadır..

İnsan oğlunun binlerce yıllık dostu olan kitap,televizyon karşısında fazla direnememekte,gençler kitap okumak yerine televizyon izlemeyi tercih etmektedir.Oysa kitap okumak dikkat yoğunluğu ve düşünmeyi gerektiren bire eylemdir.Okumak zihinsel kapasiteyi geliştirirken,televizyon kitapta sayfalar dolusu anlatılan bir olayı saniyelik bir görüntüye indirgemektedir.Televizyonun bu hazırcı ve zihni kullanmayı gerektirmeyen özelliği,düşünmeyen,rahatına düşkün,yüzeysel bilgilerle donanmış bir neslin yetişmesine neden olmaktadır.

Kendimi ve çocuğumu televizyonun zararlı etkilerinden kurtarabilir miyim?

1.Ailelere düşen öncelikle çocuğu televizyon karşısında yalnız ve savunmasız bir biçimde bırakmamaktır. İzlediği programları mümkün olduğunca birlikte seyredin.Zaman zaman onunla konuşarak zararlı gördüğünüz konularda yorum yapın,“Bu çocuğun arkadaşına vurması çok yanlış değil mi? Konuşarak da problemini çözebilirdi” gibi.

2.Çocuğunuzun her programı izlemesine izin vermeyin.

3.Çocuğunuza model olun,sizde programlar konusunda seçici davranın.

4.Çocuğunuzu televizyon izlemek yerine,kitap okumaya yönlendirin.

5.Çocuğunuzun odasına ve kendi yatak odanıza asla televizyon koymayın.Televizyon oturma odasında ve merkezi olmayan bir yere konulmalıdır.

6.Zararlı gördüğünüz yayınları RTÜK’e bildirin.(Alo RTÜK hattı no:178)





 

"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "

discount tretinoin 0.1 45 gm cream site will u buy viagra over the counter viagra generic prednisone for sale online link link oral safe generic propecia male pattern baldness lisinopril reviews impotence cialis canadian generic here buy overnight viagra online viagra sales in 2007 cialis levitra shop generic viagra over no ed generic viagra online generic drug list for accutane purchase glucophage metformin paxil 40 price of cialis at walmart zoloft without a prescription generic name how to xenical reviews link imitrex gmc biggest buyer of viagra zithromax dosing cost the cheapest time to take lipitor cialis how long online drugstore buspar price generic buy erythromycin without rx sitemap