“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

İMANI KORUMA YOLLARI

 

Amentü billahi, ben Allaha inandım dediğimizde, şüpheleri silip, Allahu telalaya olan inancımızı tazeleriz. Devamında meleklerine, kitaplarına, resullerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allahtan geldiğine, inanırız demektir. İmandan sonra, İslam gelir. İman inanmak, islamda gerektiği gibi yaşamadır.

 

İslamın şartı beştir. İslam’ın şartlarını yerine getirene Müslüman denir. Allahu tealanın namazı farz kıldığını bilir ve yerine getirir. Bizler iman sahibi insanlarız deriz ama imanı koruyup muhafaza etmek, özellikle ahir zamanda çok zordur. İmanı korumak için İslam âlimleri beş şart söylemişler. İnsanının imanı tam olsa, amelleri az da olsa, imanı olduktan sonra Allahu tealanın affetmesi mümkündür. Ama bir insanın imanı olmasa, çok iyi bir insan olması, yardım sever olmasının Allah tealanın katında hiç bir değeri yoktur.

 

1. YAKIN İMANA SAHİP OLMAK;

Allahın insanlara göndermiş olduğu emirleri şeksiz şüphesiz kabul etmektir.

Size bir şey söylendiği zaman hepsi akıl ve mantığa uygundur. Mesela içki içmeyin dendiğinde, insanın nefsine zor gelir. Böyle bir şey var mı? Derse insan kâfir, olur. Hâlbuki Allah (c.c.)bütün içecekleri, su, meyve suları, maden sularını, hepsini helal kılmış. Sade alkolü yasaklamıştır. Allahu teala bazı içecekleri helal bazılarını, haram kılmıştır. Yakın imana sahip kişi bunun bu şekilde kabul eder.

İslam âlimleri insanın iman etmesini, kör bir insanın vapura binmesine, vapurun delinmesine ve bilmeden suya karışmasına benzetir. Bunun en güzel örneğini Hz Ebu Bekir de görüyoruz. Peygamber efendimiz s.a.v. ben bir gece mescidi aksaya gittim oradan gökyüzüne çıkarıldım. Allahu teala ile görüştüm, bana namaz hediye edildi. Musa a.s ile de görüştüm, dediğinde kureyşliler inanmıyor. Arkadaşın aklını kaçırmış diyorlar. Hz Ebu Bekir r.a.”O söylemişse doğrudur” diyor. Bu sorgulamamasından dolayı Allah (c.c.) ona sıddık derecesini veriyor. Biz de, bize gelen emir ve nehiylere, gözümüzün görmediği, aklımızın ermediklerine inanabilmeliyiz.

 

2. İHLÂSLA AMEL ETMEK;

İnsan inanmalı ve yaşamalı. Yapılan ibadetler ihlâsla yapılmıyorsa, riya gösteriş varsa, bu ibadetler Allah katında makbul olmaz. İnsan her ibadeti düzgün bir niyetle yapmalıdır. Bu da ihlâsla olur. İhlâsın iki makamı vardır.

1. Sıddıklar

2. Sadıklar.

Sadıklar, yaptıkları her ibadetin karşılığını, Allahu tealandan hemen beklerler. Şu kadar zikre, cennetten saray olacak gibi.

Sıddıklar ise yaptıkları ibadeti Allah ın (c.c.)cemali için yaparlar.

İnsan eğer cennet nimetleri için ibadet ederse Allahu teala cennet güzelliklerini verir, ama Allah tealanın rızası için ibadet ederse, Allahu teala ona kendi cemalini gösterir. Cennette üst derecede olanlar, Alt mertebedekilere” aynı dünyadaki gibi “diyecekler. Yiyeceklere, içeceklere, cennet nimetleri ile eğlenenlere bakıp, onlar için üzülecekler. Çünkü onlar için en büyük haz Allahu tealanın cemalini görmektir.

 

3. FARZLARI YERİNE GETİRMEK;

İman sahibi bir insan farzları yerine getirmezse imanı zayıflar.

İman üç derecedir.

1. Meleklerin imanı; ne artar ne eksilir.

2. Peygamberlerin imanı; tamdır. Ama şeriat emri geldikçe artar.

3. İnanan insanların imanı; farzlara ne kadar değer veriyorsa kalbindeki iman o kadar artar.

Hz. Ebubekir r.a, Hz. Ali r.a ile mescide sohbet ediyorken birisi gelip içeri girer. Onları, orda oturuyor görünce, yüzü sapsarı olur. Neden yüzün böyle oldu? Diye sorduklarında,

- Hz Ali (r.a.) ye 20 bin dirhem borcum var, ödemeye de durumum yok, der. Hz Ebu Bekir, o şahsa

-  Fatiha’nın yarısını okuyup sevabını bana hediye eder misin? Diye sorar.

Şahıs fatihanın yarısını okur. Hz. Ebubekir (ra) 20 bin dirhem verir. Diğer yarısını da okumasını ister, O’da okur, 20 bin altın daha verir. Tüm borcunu öder.  Hz. Ebubekir r.a. ve sahabeyi kiramın Kuranı Kerime böyle saygıları vardı.

 

Ka’bul Ahbar r.a. bir gün Hz Ömer’in r.a yanına gelir.

Ey yeryüzünün halifesi! Ben Tevrat’ta okumuştum. Senin üç günlük ömrün kaldı. Hz. Ömer r.a. vücudunda ağrı ve hastalık olmadığından, birdenbire öleceğini tahmin etti.

O günler de Ebu Lü’lü adlı bir köle efendisinin kendisine verdiği maaş dan şikâyet için, Hz. Ömer’in yanına geldi. Hz. Ömer istediği paranın fazla olmadığını yaptığı iş için ücretin makul olduğunu söyledi. Kendisi için de bir yel değirmeni yapmasını istedi. O’da

-Senin için bir tane yapacağım, doğuda ve batıda onu söyleyecekler, dedi. Hz. Ömer

-Bu kâfir beni öldürmek istiyor, dedi. Emir buyurun öldürelim, dediler. Hz. Ömer r.a. da, o suçu işlemeden öldürürseniz katil olursunuz, der. Bir gün Hz. Ömer r.a. sabah namazına giderken, Ebu Lü’lü altı yerinden onu bıçakladı.

Bütün bağırsakları dışarı döküldü, Hz. Ömer’i oradan alıp evine götürdüler.

Doktor gelip, muayene eder ve yaraları diker. İki, üç gün kalkmasan dikişler kaynar ve iyileşebilirsin. Ama asla kalkma. Eğer kalkarsan dikişlerin sökülür ve ölürsün, der. O da ben bir vakit namaza ömrümün geri kalanını feda ederim' der. Ayağa kalkınca yarası açılır ve vefat eder. Bakın bir vakit namaz onlar için ne kadar kıymetli. Bir de bizim bir Fatiha’ya, bir namaza verdiğimiz değere bakın.

Kendimizi onlarla kıyaslamamız imkânsız ama bizim içinde hayatımızdaki diğer şeylerden, farzlar öncelikli olmalı.

Hz Ömer (ra) vefatından önce, Hz Ayşe’ye peygamber efendimiz in (sav) yanında boş bir yer var, oraya gömülebilir miyim? diye sordu. Ve vasiyet etti, ben ölünce Hz Ayşe'ye tekrar sorun razı mıdır? Yoksa benden korkup kabul etmiş olabilir. Vefatımdan sonra eğer İçinde bir şey varsa daha rahat söyler, der. Vasiyeti üzerine, Hz Ömer r.a. vefat edince Hz. Ayşe'ye sordular. O, da madem benden önce vefat etti, O, defin edilsin. Ben yalancı değilim, hayatında söz verdiğim bir zata, vefatından sonra ihanet etmem. Orası ona feda olsun, der.

Hz. Ömer hayatı boyunca adaleti sağlamış ve yine bunun üzerine ölmüş. Cenazesini yıkayıp ravzaya götürürler. Ravzadan Peygamber efendimizin sesi gelir.

- Dostumu yanıma getirin, buyurdu.

Ravzadan bir elin çıkıp, o kolun üzerine Hz Ömer'i yatırdıkları rivayet ediliyor.  Hz. Ömer için ölüm, dostuna sevgilisine kavuşmak, dünyanın sıkıntısından kurtulup rahat yurduna doğru yolculuk.

 

Hz Ömer bir savaştan sonra ganimetleri dağıtır. Hz hasan ve Hz Hüseyin’e onbin dirhem verir. Kendi oğluna 5 bin dirhem verir. Oğlu sorar,

-Baba neden onlara, benden fazla verdin. O zaman Hz. Ömer r.a.

-Sen onlarla beraber mi olmak istiyorsun? Onların, Hz. Fatma gibi anneleri, Hz. Ali gibi babaları, peygamber efendimiz gibi dedeleri, İbrahim gibi dayıları vardır, diye buyurdu. 

Bu olayı Hz âliye anlatırlar, gerçekten böyle mi söyledi? Der. Evet denince

-O, İslam’ın nurudur, ışığıdır der. Hz Ömer r.a. a bunu duyunca

-Hz Ali bunu bir kâğıda yazar mı? Diye sorar.

Ölünce kabrime bu kâğıdı koyun diye vasiyet etti. Vefat ettiği zaman kabrinden bir kâğıt çıkıyor,

-Bizde Hz Ömer’i İslam’ın nuru ve ışığı kabul ettik, yazıyor.

 

4. SÜNNETİ YERİNE GETİRMEK;

Doğumdan ölüme, ibadetten hayat nizamına kadar çok geniş bir sahayı içine alan ve düzenleyen Kuranı Kerimden sonra ki ikinci kaynak sünnettir. Peygamber efendimizin söz, hareket ve sukutu Sünneti seniyyeyi oluşturur. Kuranı kerimin açıklanmaya muhtaç bulunan ayetlerini açıklarken diğer yandan boşlukları doldurmaktadır.

”Onlara indirileni halka açıklaman için san sözü (kuranı) indirdik.(Nahl,44)ayeti sünnetin birinci rolüne işaret eder.

Resul size neyi getirdiyse onu alın, kabul edin, size neyi yasaklarsa ondanda uzak durun.(haşır,79)

Gerçekten resulullahta sizin için güzel bir örneklik vardır.(ahzab,21)  ayeti kerimeside sünnetin önemini vurgulayarak müstakil hükümler koymaktadır. Sünnetleri çok iyi bilmek onları yaşamak ve yaşatmak imanın kuvvetlenmesinin en büyük sebebidir. Onu rehber edinmeliyiz. Bunun haricindeki her reçete bizim hüsranımıza neden olur. Kişinin yaptığı her şey, kendi elleriyle yaptıklarıdır. Eğer yaşantımız peygamber efendimizin s.a.s. hayatına benzeme olursa kurtuluşa ereriz.

 

5. EDEPLERE UYMAK;

İnsan eğer edeplere uyarsa ibadetlerini düzgün yapar. Birisini diğerinden ayırt etmek imkânsızdır. Her ibadetin bir edebi vardır. Aynı şekilde insanların davranışlarının da bir edebi vardır.  Edepleri öğrenmek tasavvuf yolundan geçer. Sünnetleri öğrenmek hadislerden, edepleride tasavvuftan öğreniriz. Tasavvuf ehli insanlar her varlığa karşı edepli olmalı. Zamanın bile bir edebi vardır. Tasavvuf ehli insanların, hiç boş vakti yoktur. Her vaktin bir işi vardır. O an yapmazsan elinden kayıp gider.

Mesela sabah kalkar kalkmaz kuşluk namazını kılmaz, sonra kılarım dersen, başka işler çıkar, o namaz kılınmaz. Boş vaktiniz varsa, size verilen görevleri yerine getirmiyorsunuz demektir. Vakit su gibi akıp gider. En kıymetli sermayen zamandır. Ömür bitince hüzün olacak. Büyük zatlar hayatlarını kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için kullandılar.

 

Hz Ömer Müslüman olduktan sonra Yahudilerin havrasının önünden geçerken derslerini dinlerdi tevrattan ne okuyorlar diye merak ederdi. Yahudilerden biri;

- Biz seni ashab dan daha çok severiz. Sen bizi rencide etmezsin derslerimizi dinlersin dedi. Hz. Ömer:

- Ben sizinle dost olmak için tanınıza gelmem. Hâşâ dinimden şüphe içinde size sorular sormam. Sizin şirkinizi iyice öğrenmek için ve Resulü Ekrem’in üstünlükleri hakkında sizin kitaplarınızda yazılı olanları görmek için gelirim. Siz kötü düşünceli olduğunuzdan iman etmiyorsunuz. Buyurdu. Yahudilerde,

Sizin peygamberinize devamlı hangi melek gelir? Diye sordular. Hz. Ömer:

- Cebrail a.s. dedi. Yahudiler

- Eğer Mikail getirseydi iman ederdik ama biz Cebrail a.s. ı sevmeyiz. Allahu teala Bize peygamberi ile haber verdi. Bir adam gelecek Beyti makdisi yıkacak, dedi. Toplandık, Bahtunnasarı öldürmeye kuvvetli birisini gönderdik. Cebrail geldi, o şahsa;

- Eğer Allahu teala sizi Bahtunnasarın elinden helak etmeyi murat etmişse sizi onun üzerine musallat etmez. Eğer irade etmemişse ne sebeple öldüreceksiniz daha o kötülüğü yapmadı, dedi. O şahısta, onu dinledi ve geri döndü. Bahtunnasarda ordu toplayıp Beyti makdisi yıktı. Cebrail gelir bizi dinler bizimle ilgili haberleri Hz Muhammed’ e bildirir. Mikail ise bize bolluk getirir onu severiz. Hz. Ömer

- Ey zavallılar! Siz Cebrail a.s.ı sevmiyor, Allahın resulünü inkâr mı ediyorsunuz? Ben şahadet ederim ki Cebrail (as) sevmeyen Allah-u Teâlâ’nın düşmanıdır buyurup oradan ayrıldı. Hz. Ömer hakkında Bakara suresi 97, 98.ayeti kerime Cebrail(as) tarafından getirildi...

“Habib’im deki kim Cebrail’e düşman olursa (kahrından gebersin) çünkü kendinden evvelki kitapları tasdik edici ve müminler için aynı hidayet ve müjde olan kuranı Allahın izniyle senin kalbinin üstüne o indirmiştir. Kim Allaha ve meleklerine, peygamberlerine, Cebrail, Mikail e düşman olursa şüphesiz Allah da o gibi kâfirlerin düşmanıdır. Resulü Ekrem bu iki ayeti kerimeyi Hz. Ömer’e okudu

-Senin rabbin, sana muvafakat etti, buyurdu. Hz. Ömer bundan sonra kendimi İslam dini üzere taştan katı buluyorum, dedi.          

 

 

 

"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "

discount tretinoin 0.1 45 gm cream site will u buy viagra over the counter viagra generic prednisone for sale online link link oral safe generic propecia male pattern baldness lisinopril reviews impotence cialis canadian generic here buy overnight viagra online viagra sales in 2007 cialis levitra shop generic viagra over no ed generic viagra online generic drug list for accutane purchase glucophage metformin paxil 40 price of cialis at walmart zoloft without a prescription generic name how to xenical reviews link imitrex gmc biggest buyer of viagra zithromax dosing cost the cheapest time to take lipitor cialis how long online drugstore buspar price generic buy erythromycin without rx sitemap