“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

 

 

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

Psikiyatristlerin araştırmalarına göre Ramazan ayının ruhu keşfetme yolunda önemli etkisi olduğu, ruhta yenilenme ve yaşanan iyi hallerin bir yenilenme etkisi oluşturduğunu söylüyorlar.
Ramazan ayının kaygı bozukluklarına karşı sosyal terapi imkanı sunan iyileştirici bir süreç olduğunu söylüyorlar.
Teslimiyet, tevekkül, sabır, tefviz kabiliyetleri artan kişinin, çağımızın en yaygın sorunu olan kaygıdan uzaklaştığını ruhen bir yenilenme ve rahatlama yaşadığını ifade ediyorlar.
Her zaman olabileceklere hazır olma hali olarak tanımlanan tefviz psikiyatrisler için çok önemli bir kavram. İnsan üzerine tefekkür eden bilim adamları yaşadığımız çağa “kaygı çağı” diyorlar.
Kaygı nedir? Geleceğe dair somut bir dayanağı olmayan serbest dolaşan korkulardır.
Psikiyatri kliniklerine başvuran hastaların büyük çoğunluğu kaygı, panik atak, kronik evham yaşayan insanlardır. Tevekkül, sabır, tefviz, teslimiyet gibi hallerin tekrar canlanması ile kişideki kaygı oranın da büyük düşüşler yaşanıyor.
Ramazan ayında tek başına yapılan ibadetler olduğu gibi cemaatle yapılan ibadetlerde insanlarda rahatlama manevi huzur hali ve gayretin artmasına vesile oluyor. İyi niyetlerle bir araya gelen toplulukların kalplerindeki güzelliği birbirine aktardığını belirtiyorlar.
Umrede, teravide camide binlerce insan secdeye varınca rasyonel akıl duruyor. Gönüller birleşiyor ve gönüllerden birbirine güzellikler akıyor. O cemaatler içerisinde öyle güzel insanlar var ki, onun gönlünden benim gönlüme güzellikler akıyor ve müthiş bir rahatlama sağlanıyor. 
Ramazan da yapılan ibadetlerin başında oruç geliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “ Oruç sabrın yarısıdır.”(İbni Mace, Ebu Hureyre’den)   ,   ve  “Sabır, imanın yarısıdır.”(İbni Mesut) buyurmuştur. Bir başka hadisi şerifte; 
      ” Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu, Allah nezdinde misk kokusundan daha hoştur. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır.”Kulum ancak şehvetini, yiyeceğini ve içeceğini benim için terk etmektedir. Bu bakımdan oruç benim içindir ve onun mükâfatını ben veririm.” Bu mükâfatın ne olduğunu merak ederseniz onun cevabını da
Rasulullah efendimiz şöyle vermiştir;
      ” Cennetin Rey yan adlı bir kapısı vardır. Sadece oruç tutanlar o kapıdan cennete girebilirler.”(Buhari ve Müslim)
      ” Her şeyin bir kapısı vardır. İbadetin kapısı da oruçtur.(İbni Mübarek)
      ” Mübarek ramazan ayı geldiği zaman, cennetin kapıları açılır. Cehennem kapıları kilitlenir. Şeytanlar bağlanır ve bir tellal şöyle bağırır: Ey hayrı arayan kimse! Gel! Ey şerri arayan vazgeç.
       Ramazan ayında ibadetler, rukular, secdeler kıyamlar, kıraatler, hayır ve hasenatlar diğer aylara göre kat kat artar. Oruçlu olan insanın üstündeki hırs gücünün azalmasından, şeytanların bağlanmasından ve nefsin zayıf lamasından dolayı manevi yönelişler kolaylaşır. 
       ”Gerçekten Allah Teâlâ, meleklerine karşı abid bir genç ile iftihar ederek şöyle buyurmaktadır.’Ey şehvetini benim için terk eden genç! Ey gençliğini benim için bahşeden genç! Sen benim nezdinde meleklerimin bazısı gibisin.’(İbn Adiy)
       ” Ey meleklerim! Kuluma bakınız! Şehvetini, lezzetini, yemesini ve içmesini benim için bırakmıştır.”(Talha İbni Seniyyeden rivayet etmiştir)
   Ayeti kerimede ise şöyle buyrulmaktadır,   ”Sabredenler sınırsız ve hesapsız sevap alırlar.”(Zümer/10)
        Oruç Allah için yapılır. Bu özelliği 2 manadan ötürüdür.
1)    Oruç savm demektir. Oruç nefsi yemekten, içmekten ve şehvetten alıkoymak ve bunları terk etmekten ibarettir. Bu ise gizli bir ibadettir. Hâlbuki diğer ibadetlerin yapılışını herkes görmektedir. Oruç ise yalnız Allah tarafından bilinmektedir. Çünkü oruç, mücerred sabır ile yapılan Bâtıni bir ibadettir.
2)     Oruç, Allah düşmanını kahretmek için bir vesiledir. Çünkü şeytanın saptırma vesilesi şehvetlerdir. Şehvetler ise, ancak yemek ve içmekle gelişir. Buna binaen Peygamber Efendimiz(sav) (Buharı ve Müslim) “Gerçekten şeytan insanın içinde kanın deveran ettiği gibi, deveran etmektedir. Bu bakımdan açlık ile şeytanın deveran ettiği yolları daraltın. Buyrulmuştur.
  Hz Peygamber(sav) Ayşe validemize şöyle der:
—Cennet kapısını vurmaya devam et.
—Ne ile?
—Açlıkla.  .
 Nitekim ayet”Eğer, siz Allaha (Allahın dinine ) yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sabit kılar.(Muhammed,7) 
                İmam Ahmet den rivayet edilen bir hadiste ise”Eğer şeytanlar, Âdemoğullarının kalplerini dolaşıp durmasaydılar, muhakkak Âdemoğulları göklerin âlemini temaşa edip, gayba muttali olacaklardı.”                                                                                                                                                            
               İşte bu sebepten oruç, ibadetin kapısı ve insanlar içinde bir kalkan olmuştur. Orucun fazileti bu denli büyük olduğundan zahiri ve batini rükünlerini anlatmak gerekir.
 
              Zahiri farzlar 6 tanedir:
1) Ramazan ayının başlangıcını gözlemek.
2) Niyet etmek: Her gece için, geceleyin günü belirten bir niyet lazımdır. Eğer bir defada (30 defa olsa dahi)Ramazan orucunu tutacağına niyet ederse, kâfi gelmez.
3) Oruçlu olduğunu hatırlamakla beraber kasten bir şeyi vücuduna almaktan korunmak.
4) Cinsi münasebetten sakınmak.
5) İstimnadan sakınmak.
6) Kusmaktan sakınmak.
 
            Orucun sünnetleri 6 tanedir:
1) Sahuru geç yemek
2) İftarı hurma veya su ile namazdan önce acele ile yapmak.
3) Zevalden sonra misvak kullanmamak.
4) Ramazan ayında cömert olmak.
5) Kuranı çok okumak.
6) İtikâfa girmek. Ramazan ayının son günlerinde itikâfa girmek daha faziletlidir. ” Ramazanın son 10 günü geldiğinde Resulullah(sav), yatağını katlar, elbisesini giyer, daha fazla ibadet etmeye hazırlanırdı. Ailesine de aynı şeyi emrederdi.
      Ramazan ayının son on günü geldiğinde ibadetlere hız vermeli gayretler arttırılmalı son düzlüğe giren koşucular gibi tempo yükseltilmelidir. Ramazanın cehennemden azat olma günleri, amellere bire otuz bin sevapların verildiği ve meleklerin bizim için dua ettikleri, evlerimizi ziyaret ettikleri günler hep bu son on günde saklanmıştır.
 
Oruç 3 derecedir.
a) Avamın orucu,
b) Havassın orucu,
c) Hassul havassın orucu
       Avamın orucunda, mide ve şehvetlerden kaçınmak; yani yeme, içme ve cinsi münasebetten kaçınma.
       Havassın orucunda, kulak, göz, dil, el, ayak ve sair azaları günahlardan uzak tutmak.
       Hassül havassın orucunda kalbi, dünyevi düşüncelerden arındırıp, Allahtan başka her şeyi kalpten uzaklaşmaktır. Bu Salihlerin orucudur.
 
    Oruç tutulurken peygamber aleyhisselatu vesselamın bize tavsiye ettiği artık insanların unuttuğu orucun sıhhatini bozan bazı özellikleri hatırlayalım.
 
                 1) Gözü korumak: HŞ” Haram bakış, iblisin, zehirli oklarından bir oktur. Kim Allahtan korkarak onu terk ederse, Allah Telala o kuluna tadı kalbinde beliren bir iman ihsan eder.
 
                 2) Dili korumak: Dili hezeyan, yalan, gıybet, nemime, fahiş konuşma, kavga ve riya ile konuşmaktan korumak ve dili sükût etmeye mecbur kılmak. Allahın zikri ve kuran tilavetiyle meşgul etmektir.   Peygamber Efendimiz(s.a.v.) ”5 şey orucu bozar. Yalan, gıybet, nemime(kovuculuk), yalan yere yemin, şehvet ile bakmak” buyurmaktadır.
 
                 3) Kulağı korumak; söylenilmesi haram olan her şeyin işitilmesi de haramdır.
                 4) Diğer azaları korumak.
                  Ebu Hureyre’den rivayet edilen ” Nice oruç tutan vardır ki, orucundan sadece açlık ve susuzluk elde eder.”
 
                 5) İftarda az yemek. Tıka basa helal de olsa yememek gerekir. Oruçlu kimse, gündüz yemediklerini iftar zamanında tıka basa yerse, acaba Allahın düşmanı olan nefis ve şeytanı nasıl kahredebilir ve şehvetini nasıl kırabilir?
 
                 6) İftar sonrasında korku ile ümit arasında olmak:   Hasanel-Basri(ra) kahkaha ile gülen bir gurubun yanından geçerken şöyle der: Ey insanlar! Allah Telala Ramazan ayını, kulları için bir yarış sahası olarak yaratmıştır. Kullar o ayda ibadet hedefine doğru koşuşurlar. Şüphesiz o grup zaferi elde eder, diğer bir grup ise geri kalıp, mükâfat kazanmaktan mahrum kalır. Hayret edilecek durum, o gülen ve oynaşan durumudur ki, halkın koştuğu hedefe kavuştukları bir günde, onlar gaflet içerisinde gülüşüp oynaşırlar. Böyle bir nimetten mahrum kalırlar. Ey gülenler! Şunu iyi bilin. Allaha yemin ederim ki, Allah Telala perdeyi aralasaydı, iyilik yapan iyiliğiyle, kötülük yapan da üzüntüsüyle meşgul olur, böylece gülmek kapısı kapanırdı.
                  Abu Derda (ra):” Akıllıların uykusu ve iftarı ne güzeldir! Nasıl olur da akıllılar ahmakların orucuna ve uykusuz kalmalarına hayret ediyorlar! Takva ve yakin sahibi olan bir kimsenin ibadetinin bir zerresi, mağrurların dağlar kadar olan ibadetinden üstün ve daha makbuldür!
                   Bir âlim şöyle der:”Nice oruçlu vardır ki oruçsuzdur ve nice oruçsuz vardır ki oruçludur. Oruçsuz oruçlu o kimsedir ki, yer, içer ve fakat azalarını günahlardan korur. Oruçlu oruçsuz ise, yemez, içmez ama azalarını günahlardan korumaz.
       Nisa 58:”Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.” Ayetini okuduğunda Hz. Peygamber(sav) elini kulağına ve gözüne koyarak şöyle buyurmuştur:”Kulak emanettir, göz emanettir”; yani oruçlu kimseye biri söverse, onunla kavga etmek isterse, oruçlu ona”Dil, Allahın bendeki emanetidir, Onu korumakla mükellefim. Sana kötü cevap vermekle nasıl ihanet edebilirim” demelidir.   
    Ramazan ayı Sıhhatine uygun oruçlar, kıyamına, kıratına, rükûsuna, secdesine uygun namazlar, teravih namazları, kuran-ı kerim tilavetleri, hayır ve hasenatlarla ihya edilip, Allahu tealanın rızasını kazanmak, manevi perdelerin açılmasına vesile olur. Âmin.

"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "

discount tretinoin 0.1 45 gm cream site will u buy viagra over the counter viagra generic prednisone for sale online link link oral safe generic propecia male pattern baldness lisinopril reviews impotence cialis canadian generic here buy overnight viagra online viagra sales in 2007 cialis levitra shop generic viagra over no ed generic viagra online generic drug list for accutane purchase glucophage metformin paxil 40 price of cialis at walmart zoloft without a prescription generic name how to xenical reviews link imitrex gmc biggest buyer of viagra zithromax dosing cost the cheapest time to take lipitor cialis how long online drugstore buspar price generic buy erythromycin without rx sitemap