24 Ekim 2008
KIYAMETLE İLGİLİ
"Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed(s.a.v.) kıyamet ile ilgili bir hadis-i şerifinde “Kıyamet kopacağı zaman ilim kabzolunur, zelzeleler çoğalır, zamanlar yaklaşır, mal sizde çoğalır, Kâbe yıkılır, şeytan ulema kılığında sokakta dolaşır.” buyurmaktadır.
İlmin kabzolması:
Huzeyfe İbnu'I-Yemân(r.a.): "Rasulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
Elbisenin nakşı silinip gittiği gibi İslâm da silinip gidecek. Öyle ki oruç nedir, namaz nedir, hacc nedir, sadaka nedir? Bilinemeyecek. Bir gecede Allah’ın kitabı götürülecek, ondan yeryüzünde hiçbir şey kalmayacak. Çok yaşlı erkek ve kadınlardan bir kısım insanlar sağ kalıp "Biz babalarımıza lâ ilâhe illallah kelimesi üzerine yetiştiğimiz için bu kelimeyi söyleriz." diyecekler.”
Asr-ı Saadet Peygamberimiz’in(s.a.v.) kendi yaşadığı zaman ki insanların en mesut zamanıdır. Peygamberimiz’in vefatından iki yüz yıl sonra insanlar öldürülmeye başladı, fitne fesat baş gösterdi. Hz. Enes (r.a.): "Resûlullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: "Ümmetim beş tabakadır: İlk kırk yıl, hayır ve takva ehlidir. Bunu takip edenler yüz yirmi yılına kadardır. Bunlar merhamet sahibi, sıla-i rahme değer veren kimseler olacak. Sonra yüz altmış yılına kadar olanlar birbirlerine sırt çevirirler, aralarındaki kardeşlik bağlarını koparırlar. Sonra da birbirlerini öldürme devri gelir. O devirde kurtuluş isteyin, kurtuluş!"
Bütün İslam âlimleri bu iki yüz yıllık zamanda yetişmiştir, ondan sonraki zamanlarda ilim yavaş yavaş eksildiğinden insanlar kötüleşiyor.O devir hem ilmin ,hem amelin birlikte yaşandığı altın çağdır.Daha sonraki zamanlarda hayır, takva, züht azalmış ve değerlerin kaybolduğu bu zamana gelinmiştir. Bugün de Müslümanların hayatına baktığımızda gerçekten ilim sahibi olmayan insanların, âlim gibi davrandıklarını görüyoruz. Alimlerin de sözleriyle yaşantılarının örtüşmediğini görüyoruz.Mesela kimisi sadece Kuran-ı Kerim’in mealinin okunmasının yeterli olduğunu; kimisi de Kuran-ı Kerim vardır,peygamber vardır, o zaman alimlere ihtiyacın gereksiz olduğunu düşünüyorlar.Onlar alimse, kendilerinin de okuyup öğreneceklerini iddia ediyorlar.İlahiyatı bitirenler kendini İmam-ı Azam zannediyor.Böyle yanlış fetva veren insanlar,bu yanlış gürüşleri halka yayanlar, direk Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’e ,sahabesine,tabiin’ e, alimlere dil uzatmış oluyor.
İnsanlar meseleleri bilmedikleri için müctehidler (müctehid: Ayet ve hadislere dayanarak hüküm çıkaran İslâm bilgini, İslâm hukukçusu, âlim, fakîh.) fakihler, bir metod çizgisinde mezhepleri oluşturmuşlardır. Mesela üç milyon insan hac vazifesi için Arafat ‘ta toplanıyor. Akşam namazından sonra Müzdelife’ye oradan da Mina’ya inmeleri gerekiyor. Dört mezhep bunu farklı farklı uyguluyor. Örneğin Hanbelîler için Arafat ‘ta 5-10 dakika durmak yeterli, Şafi ve Malikiler için 1-2 saat durmak yeterli iken Hanifiler ise gece yarısına kadar duruyorlar, ondan sonra aşağı iniyorlar. Burada tüm insanlar aynı şeyi yapmak zorunda kalsalardı büyük izdiham olurdu. Bu da mezheplerin Allah-u Teâlâ’nın bir rahmeti olduğunu gösterir.
Zelzelelerin Çoğalması:
Zelzelelerin çoğalması insanların isyanlarından kaynaklanıyor. Mesel Lud kavmi gibi erkekler; erkeklerle ve küçük erkek çocuklarıyla zina ediyordu. Lud kavmi bu günahlarından dolayı helake uğramıştı. Toprak çamur olduğu için ölülerini bile gömemediler. Helak olmuş Lud kavmini toprak bile kabul etmedi.
Zamanlar yaklaşır:
Hazreti Enes(r.a.): "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur."
İnsanlar eskiden üç ayda hacca giderlerdi, bir yerden bir yere gitmek çok zaman alırdı, kitaplar elde yazılırdı, fotokopiler yoktu, ahir zamanda her şey var, zaman bereketsiz. Allah (c.c.)’a ibadet edilmesi gereken zaman azaldı. İnsan sabah kalktığında ilk olarak o gün yapacağı dünyevi işleri düşünüyorsa o günün ne bereketi ne de kişiye hayrı kalır, sonra da günlerin çok çabuk geçtiğinden şikâyetçi olur. Hâlbuki insan; sabah kalktığında ben bugün Allah’a nasıl daha iyi ibadet edebilirim diye düşünse, hem ibadetlerine zaman ayırabildiğini, hem de dünyevi işlerinin yolunda gittiğini görecektir. Çünkü melekler o insana yardım eder.
Ölümler artar:
Savaşlardan, fitnelerden ve çeşitli sebeplerden ölümler artar. Hz. Ebu Hureyre(r.a.): "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Herc artmadıkça Kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler:)
"Herc nedir ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular.
"Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular."
Mal sizde çoğalır:
Ahir zamanda insanlar öyle bir hal alacaklar ki sadaka verecek kimse bulunmayacak. Müslümanların zenginliği artacak. Mesela günümüzde Amerika ‘da çalışmayan insanlara fakirlik parası veriliyor..
Kâbe yıkılır:
Kıyamet yaklaştıkça Kâbe yıkılacak ama insanlar tavaf etmeye devam edeceklerdir. Kuran-ı Kerim ile amel eden, O’nu hakkıyla okuyan, hakkıyla hac vazifesini yerine getiren insan olmayacak.
Kuran-ı Kerim’de insanlar Kâbe’de iken; onlara üç tavsiyede bulunulmuştur. Bunlar:
İnsanları incitmeyin,
Kâbe’de boş sözler söylemeyin
Birbirinizle mücadele etmeyin.
Bazı insanlarda bilinçsizlik vardır. Kâbe’de tavaf ederken, arkadaşlarıyla veyahut telefonla konuşurlar. Hâlbuki kişinin oradaki amacı Allah-u Teala’yı, evini ziyarettir. Büyük zatlardan biri hac yolculuğuna çıkan birisine şu soruları sormuştur:”Sen hacca gitmek için yola çıktın ihram giydin; ihramın bir kefen olduğunu hatırladın mı? Buradan yemek götürdün ahrete giderken ne götüreceksin? Uçağa binerken ölüme gideceğini düşündün mü? Kâbe’yi tavaf ederken Allahu Teâlâ’yı hatırladın mı? Şeytanı taşlarken nefsini taşladın mı? Saçını tıraş ettiğin zaman kalbindeki arzu ve isteklerini kestin mi?”
Üç grup insan hacca gider:
1. Allah’ın çağırdıkları; orada ölürler geri dönmezler.
2. Peygamber Efendimizin(s.a.v.) çağırdıkları; bu insanlar da ülkelerine döndüklerinde halleri eskisinden daha iyi olur.
3. Şeytanın çağırdıkları; döndüklerinde eskisinden daha kötü bir hal alırlar.
Kuran-ı Kerimdeki farzların yerine getirilmemesi de kıyamet alametlerindedir. Yeryüzünde bir tane dahi “Allah” diyen olsa kıyamet kopmayacaktır.
İblis yollarda ulema kılığında dolaşmadıkça:
Bir hadiste: ”Şeytan, sokaklarda ulema kılığında dolaşmadıkça kıyamet kopmaz.”buyrulmaktadır. O yüzden oturduğumuz mescitlere ve dinimizi kimden öğrendiğimize iyi dikkat edeceğiz. Şeytan erkek kılığına girerek insanlara dini öğretir gibi gözüküp aslında kötüye sevk edecektir. Bin dört yüz sene önceden Hazreti Muhammed(s.a.v.) bu günü tarif etmiştir.
Hükümleri sadece söylemek yetmez, onların gereklerini de yerine getirmek gerekir. Zikirden bir takım şeytanlar çıkar, kıyamet vakti insanlara Kuran-ı Kerim öğretir.
Bugün, meal okuyup kendine göre yorumlayan pek çok insan vardır. Kuran-ı Kerim’in yüzlerce meali var, her hoca kendine göre yazmış. Örneğin örtüde kesin bir noktada uzlaşılamamış. Bunu açıklayacak olan hadisi şeriflerdir.
İmam Şafi(k.s.)” Kendi nefsime göre hareket etmektense zayıf hadislere göre hareket etmeyi tercih ederim” der. İmam-ı Azam ve İmam Şafi (k.s.) fıkıh hükümlerini koyarken Peygamber Efendimize(s.a.v.) istiare yaparlardı. Hatta bazı hükümler için yedi gece istiare yaptıkları bile olmuştur. Bugün hangi ilahiyatçı verdiği hüküm için yedi gece istiare yapar?
Yaşadığımız zaman gerçekten, zor zamandır. Elhamdullilah ehlisünnet Seydamız var. Seyda Şeyh Fadlullah Hazretleri (k.s.) çok iyi fakihtir. Her şeyi ona sorabiliriz. Böyle insanlar kolay yetişmiyor. O yüzden de bu insanların kıymetini bilmek lazım.”Bir âlimin ölümü bir âlemin ölümüdür.”
Araştırmak kaydıyla her şeyi okuyabiliriz. Biz doğruyu bilmek istersek Allah bize doğruyu gösterecektir. Hiçbirimizin İslami yaşantısı düzgün değil. İslamiyet’i gerçek manada yaşamıyoruz. Bildiklerimizi başkalarına aktarmak hepimizin sorumluluğudur.
Dünyada olan hiçbir şey tesadüfî değildir. Her şey önceden biliniyor. Mesela Amerika İslam tarihini çok iyi araştırıyor. Mezopotamya’da (Dicle ve Fırat nehirleri arası ) su yüzünden çok büyük savaş olacak, orada ki altı kişiden sadece biri kurtulabilecek. Zulüm çok artacak, İsa (a.s.) yeryüzüne inecek ve Mehdi (a.s.) ile buluşacak. ABD’de iki bin senesinden bu yana artık Noel kutlamaları yapılmıyor; İsa (a.s.) gelecek diye düşünüyorlar.
Buyrulur ki; kim Allah’ı severse onun peygamberini sevsin. Kim peygamberi severse de onun yoluna tabi olsun. İnşallah ehlisünnet âlimlerinin himayesi altında olarak kıyametin bu alametlerinin zararlarından korunacağız.
"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "




