“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

TARİKATIMIZIN ŞARTLARI VE ADABI

 

Aşağıda okuyacağınız tarikat şartları ile adabı, Mevlana Halid Şehrzuri’nin halifesi Şeyh Muhammed b.Selman-i Bağdadi’nin eserinden alınmıştır. Kitabın bir yerinde şöyle deniyor:

Murid, kâmil ve kemale erdirici bir şeyh bulunca onunca yanına girmeli ve kendisine hem bedeni ile hem malı ile hem de kalbi ile hizmet etmelidir. Bu hizmet sırasında gerek şeyhin huzurunda ve gerekse onun arkasından bu şartlara edeplere uymalıdır. Çünkü edebe aykırı hareket etmek bereketi giderir, nuru zulmetle değiştirir, araya manevi bir perde gerer ve şeyhten uzak kalmaya yol açar. Bu konu da şeyhin tabiatının değişip değişmemesinin hiçbir rolü yoktur. Nitekim nakledildiğine göre bir gün İmam Züfer Hz.leri abdest alırken İmam Ebu Hanife Hz. Yanından geçiyordu. Bu durumda İmam Züfer Hz.leri ayağa kalkarak hocasına hürmet göstermemişti. İşte sadece bu yüzden İmam Züfer Hz.lerinin görüşleri Hanefi mezhebin de zayıf kabul edilmiştir. Oysa İmam Züfer, Ebu Hanife Hz.lerinin hem en önemli arkadaşlarından biri hem de yanında en çok bulunan talebesi idi.

Her mürid tarafından gözetilmesi gereken şartların sayısı 12’dir

1- Şeyhin hareketlerine karşı müridin kalbinde hiçbir itiraz, hiçbir kuşku belirmemelidir. Şeyhin hareketlerini elinden geldiği kadar iyiye yormalı, iyiye yoramadığı durumlarda kusuru kendi anlayışının kıtlığında bulmalı, başka bir ifade ile bu konuda Kuran’da anlatılan Hz. Musa (A.S.) ile Hızır arasındaki kıssayı kendine örnek edinmelidir.

Çünkü itiraz tarikat de en kötü davranıştır ve itirazcı hiçbir bakımdan mazur görülemez. İtiraz yüzünden şeyh ile mürid arasına gerilen perdeyi hiçbir şey gideremez. Bu yüzden onu ortadan kaldırmak hemen hemen imkânsız gibidir. İtirazın başka bir özelliği de müride doğru uzanan feyiz kanallarını kapatmasıdır. Buna göre, ey kardeşim, bu öldürücü hastalık dan uzak durmalısın.

2- Mürid içinde beliren iyi ve kötü, bütün duygu ve kuşkularını şeyhine açmalı, böylece şeyhi, bu duygu ve kuşkuları giderebilme imkânına kavuşmalıdır. Çünkü şeyh doktor gibidir. Şeyh müridin halinden haberdar olunca hastalığını gidermeye ve kendisini iyileştirmeye yönelebilir. Mürid duygu ve kuşkularını açıklama konusunda şeyhinin keşfine dayanmamalıdır. Çünkü keşif bazen bulanık çıkar ve yanılır. Keşfin yanılgıya düşmesi, velilerin nazarında, tıpkı içtihaddeki yanılma gibidir. Yalnız keşif doğru bile olsa onunla amel edilmez ve zahir aracılığı ile desteklenmedikçe ona hüküm dayandırılamaz.

3- Müride şeyhinden sadakatle manevi feyiz beklemelidir. Sıkıntılar ve güçlükler tutumunu değiştirmemelidir. Hiçbir aldatıcı söz, hiçbir hile şeyhine karşı beslediği ve nefsine, malına ve çocuklarına karşı beslediğinden daha üstün olan sınırsız ve samimi sevgiyi gölgelemeye yol açmamalı ve inanmalı ki ulu Allah’ dan dan beklediği her mazhariyet ancak şeyhi vasıtası ile gerçekleşebilir.

4- Şeyhin emri olmadıkça mürid onun her türlü normal hareketini taklit etmemelidir. Şeyhin sözleri bu hükmün dışındadır. Çünkü bazı hareketleri onun ermiş olduğu makamın ve sahip olduğu halin gereği olabilir ki, o takdir de bu hareket mürid için öldürücü bir zehir olur.

5- Mürid şeyhin emirlerini yorumsuz ve ertelemesiz yerine getirmelidir. Çünkü gerek yorumlama gayretkeşliği ve gerekse erteleme feyzin akışını önleyen başlıca engellerdir.

6- Mürid, şeyhinin kendisine tavsiye ettiği zikri, teveccühü murakabeyi yerine getirmeli ve kendisine yasak ettiği tarikat geleneğine aykırı virtlerden uzak durmalıdır. Çünkü müridin daha çok hangi ameli ön plana alacağını şeyhinin feraseti belirler. Bu tercih mürid hesabına ulu Allah’ın nurlarından biridir.

7- Mürid kendisini canlıların en hakiri olarak saymalı ve kendisini hiç kimseye karşı hak sahibi saymamalıdır. Böyle düşününce başkalarının kendi üzerindeki haklarının üstesinden o hakları ödeyerek, gözeterek ve ana hedeften başka her şeyle münasebeti keserek gelmek mümkün olur.

8- Hiçbir konuda şeyhe ihanet etmemek, şeyhe karşı son derece büyük hürmet beslemek, şeyh tarafından telkin edilmiş olan zikir ile kalbi ihya etmek, gafleti ve kuşkuları kovmak.

9- Müridin dünya ve ahiretle ilgili hiç bir muradı olmamalı, sadece ulu Allah’ın zatına göz dikmelidir. Hatta hal gibi, makam gibi, beka gibi bir manevi dereceye bile talip olmamalıdır. Aksi halde bu isteği nefsinin kemale ermesi amacı ile çelişen bir engel olur. Buna göre mürid şeyhin yanında ölü yıkayıcısının önünde yatan ölü gibi olmalıdır. Mürid haklı olduğu zaman bile şeyhinin sözüne itiraz etmemeli, hatta şeyhinin yanlışının kendi doğrusundan daha iyi olduğuna inanmalı ve şeyhi kendisine bir şey sormadıkça ona hiçbir şeyden söz etmemelidir.

10- Mürid gerek şeyhinin emirlerine ve gerekse kendisinden önde bulunan halife ve müridlere karşı itaatkâr ve eğik boyunlu olmalıdır. Hatta kendisinden daha önde bulunan halife ve müritlerin zahiri amelleri kendi amellerinden daha az bile olsa bu bahaneye sığınarak onlara itaat etmekten geri kalmamalıdır.

11- Mürid şeyhinden başka hiç kimseye derdini açmamalıdır. Eğer şeyhinden uzakta bulunuyorsa veya mecbur kalmışsa ancak cömert ve takva sahibi birinden isteyeceğini istemelidir.

12- Mürit hiç kimseye kızmamalıdır. Çünkü kızgınlık, zikrin nurunu söndürür. Ayrıca murid hiç kimseye ile tartışmaya ve münakaşaya girişmemelidir. Çünkü tartışmak unutkanlığa ve dargınlıklara yol açar. Murid birine kızınca veya biri ile tartışınca önce ulu Allah’a karşı istiğfar etmeli, arkasından da haklı bile olsa karşısındakinden özür dilemelidir. Bunun yanında murid hiç kimseyi küçük görmemeli, tersine gördüğü herkesi ya Hızır(A.S.) veya veli kabul edip yararlanmaya bakmalıdır.

 

Müridin şeyhe karşı takınacağı ittifakla belirlenen adabın sayısı 15’tir.

1- Müridin itikadı sadece kendi şeyhi üzerine yoğunlaşmış olmalıdır. Yani murid ancak kendi şeyhi ile amacına ve hedefine ulaşacağına inanmalıdır. Muridin gözü başka bir şeyhe yöneldiği zaman kendi şeyhinden sağlayacağı faydalardan mahrum kalacağı gibi kendisine uzanan feyiz kanalı da tıkanır.

2- Mürit şeyhine boyun eğmiş emirlerine peşinen teslim olmuş ve tasarruflarına razı olmalı, hem malı ile hem de bedeni ile onun hizmetinde olmalıdır. Çünkü iradenin özü ve sevgi ancak bu yolla ortaya konur; sadakat ve ihlâsın ölçüsü de ancak bu ölçü ile ölçülür.

3- Genel olsun, özel olsun; ibadet olsun, adet olsun mürit, bütün işlerde şeyhinin iradesini kendi iradesinin yerine geçirmelidir.

4- Mürit şeyhinin hoşlanmadığı şeylerden imkân nispetinde kaçmalı hatta şeyhinin tabii olarak hoşlanmadığı şeylerden bile hoşlanmamalı, şeyhinin iyi ahlakı ve olgunluğuna güvenerek bu tür şeylerden uzak durmalıdır.

5- Mürit olayların, rüyaların makamların ve keşiflerin yorumu konusunda sabırsızlık göstermemeli, eğer bunlar akında bir yorum belirirse bu yoruma güvenmemeli durumunu şeyhine arz ettikten sonra, ayrıca üstelemeksizin şeyhin cevabını beklemelidir. Bu arada biri şeyhe bir şey sorarsa şeyhin yanında o kimseye cevap vermeye kalkışmamalıdır.

6- Şeyhin meclisin de alçak bir sesle konuşmalıdır. Çünkü büyükler karşısın da yüksek sesle konuşmak edep kurallarına aykırıdır. Ayrıca mürit, şeyhinin yanındaki konuşmaların da, soruların da, cevapların da ve diğer hareketlerinde laubalilik ve ciddiyetsizlik kapısını açmamalıdır. Çünkü böyle bir tutum şeyhin ihtişamını muridin kalbinden siler. O yüzden murid böyle bir tutumdan dikkatle kaçmalıdır.

7- Mürit şeyhi ile ne zaman konuşacağını bilmeli, bunun için uygun fırsatları kollamalı; ayrıca şeyhi ile konuşurken edep ve huşu için de olmalı, gerektiğinden çok konuşmamalı, gerekli söz miktarını da derecesine ve haline göre ölçmeli, bunun yanında şeyh kendisine cevap verirken de tüm dikkati ile onun söylediklerini dinlemelidir. Aksi halde için de belirebilecek olan keşiflerden mahrum kalır. Oysa müridin mahrum kaldığı mazhariyetler, ancak nadir olarak tekrar kendine dönebilir.

8- Mürit şeyhinin açıklanmaması gereken sırlarını açıklamamalıdır.

9- Müridin hiçbir halini, hiçbir kuruntu ve kuşkusunu, başından geçen hiçbir olayı ve Allah vergisi olan hiçbir keşfini ve kerametini şeyhinden saklamamalıdır.

10- Mürit halka şeyhinin sadece anlayabildikleri ve kavrayabilecekleri sözleri nakletmeli, her sözünü rast gele insana anlatmamalıdır.

11- Mürit adayı bir şeyhe inanıp güvenince karşısına çıkmalı ve ona ‘ marifetullahı’ ı aramak için size geldim ‘ demelidir. Şeyh kendisini müritliğe kabul ettikten sonra başka hiçbir dilekte bulunmaksızın istekli ve arzulu bir şekilde hizmet ederek kendisine bir şey telkin edince devamlı şekilde onunla meşgul olmalı, bu arada hayırlı bile olsa içinden hiçbir duygu geçirmemelidir.

12- Mürit başkalarının selamını şeyhine ulaştırma görevini üstüne almamalıdır. Çünkü bu edebe aykırıdır.

13- Mürit tüm dikkatini şeyhinin iradesine yöneltmeli, başkalardı nazar-ı itibara almamalı, şeyhinin hareketlerin de, sözlerinde, sıfatların da ve zatında fani olmalı, kendini kaybetmelidir. Çünkü bilindiği gibi ‘fena fiş şeyh( muridin kendini şeyhin de yok etmesi) fena fillah’ın ilk adımıdır’ denmiştir.

14- Mürit şeyhinin gözleri önünde abdest almamalı, onun bulunduğu yerde tükürmemeli, sümkürmemeli ve onun huzurunda onunla birlikte olmaksızın nafile namaz kılmamalıdır.

15- Mürit hiç tereddüt veya ihmal göstermeksizin şeyhinin emrine koşmalı, şeyhinin emrini tam olarak yerine getirmedikçe ne durabilmeli ne de rahat edebilmelidir.

"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "

discount tretinoin 0.1 45 gm cream site will u buy viagra over the counter viagra generic prednisone for sale online link link oral safe generic propecia male pattern baldness lisinopril reviews impotence cialis canadian generic here buy overnight viagra online viagra sales in 2007 cialis levitra shop generic viagra over no ed generic viagra online generic drug list for accutane purchase glucophage metformin paxil 40 price of cialis at walmart zoloft without a prescription generic name how to xenical reviews link imitrex gmc biggest buyer of viagra zithromax dosing cost the cheapest time to take lipitor cialis how long online drugstore buspar price generic buy erythromycin without rx sitemap