“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

Tasavvufta ilerlemek için tasavvufa giren sâlik şunları yapardı:

Hocasına tam inanırdı. Bütün başarılarını ve kendisine gelen her iyiliği hocasından bilir, “O olmasa, ben bunlara kavuşamazdım.” derdi.

Kalbinde hocasına karşı en ufak bir itiraz yer almazdı. Tam teslimiyet sahibi idi. Hocaya en ufak bir itirazın öldürücü zehir olduğunu ve itirazın feyzi kestiğini, hocasına itiraz edenin Allahın nazarından da düştüğünü bilirdi. Resûlullaha itiraz Allaha itiraz demektir. Âlime itiraz Resûlullaha itiraz olur. Bu bakımdan âlimin, hocasının sözüne itiraz eden Allaha itiraz etmiş gibi olur ve hocasını imtihân eden mel’undur.

Abdestsiz bulunmazdı. Allahü teâlâ Mûsâ aleyhisselâma buyurdu ki:

“Yâ Mûsâ! Sana bir musîbet gelince abdestsiz isen, kusuru kendinde bul!”  [Şir’a]

Devamlı abdestli bulunmanın fazileti çoktur. Daima abdestli durmaya gayret etmelidir. Abdest alanın bütün küçük günahları affolur.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Güzelce alınan abdest, imanın yarısıdır.”
“Abdestli bulunan, oruç tutan gibidir.”
“Abdest alıp, 2 rekât namaz kılan, Cennete girmeye lâyık olur.”
“Can alıcı melek gelince, abdestli olan, şehitlik mertebesine kavuşur.”
“Abdest alanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi, günahları dökülür.”
“Ancak [kâmil] mümin, devamlı abdestli durabilir.”
“Abdestli yatan, gece vefât ederse şehit olur.”
“Abdestli yatan; gece ibâdet eden, gündüz oruç tutan gibidir.”


“Abdestli olmaya devam edene, Allahü teâlâ şunları ihsan eder:
1-Melekler yanından ayrılmaz.
2-Devamlı sevap yazarlar.
3-Bütün âzâları tesbih eder.
4-Uyuyunca melekler, insan ve cin şerrinden korur.
5-Can vermesi kolaylaşır.
6-Abdestli iken Allahü teâlânın emniyetinde bulunur.
7-İftitah tekbirini kaçırmaz.”

 
            Ehl-i dünyadan uzak durur, ehl-i kemal ile sohbet ederdi. Allah dostundan başkası ile dostluk etmezdi. Zira iki zıt bir kalbde olmaz.

Günâhlardan el çekerdi. Hep nefsi ile mücâdele ederdi. Çünkü nefsi ile mücâdele edene Hak teâlâ hakîkî hidâyeti ihsân eder. İhtiyâç kadar yiyip içerdi. Çünkü açlık müşâhedeye [Kalb gözünün açılmasına], uzlet [kötülerden uzak durmak], vâsıl olmaya sebep olur.

Sükûtu bilirdi. Çünkü sükût mahallinde sukût, konuşmak mahallinde konuşmak daha şereflidir. Konuşulacak yerde sukût, sukût edilecek yerde konuşmak aklın noksanlığındadır. Hikmet on kısımdır, dokuzu dinlemek, biri de kötülerden, kötülüklerden uzlettir, el çekmektir. Bir kimse tahrik edici söz söylemezse, o kimse tahrik edici sözün âfetinden mâsun kalır. Hakîkati meydana çıkarmak için hak için, hakîkati bildirmek için konuşmak şarttır.

Hep Allahı hatırladı, yâni zikrederdi. Zikri aslâ ihmâl etmezdi. Allahtan gayrısını unuturdu. Çünkü Allahtan başkalarını unutmadıkça, zikirden beklenilen fayda hâsıl olmaz. Zikrin faydaları şunlardır;

1. Zikreden insanlar şeytanı kovar, onun belini kırar, işe yaramaz hale getirir. Zikreden kulun yanına şeytan sokulamaz. Allah ism-i şerifindeki ateş, şeytanı yakan bir ateştir. Allah ismini anan insanın yanına şeytan sokulamaz.
2. Allah-u Teàlâ, zâkir kulundan râzı olur. Allah razı olduktan sonra, daha ötesi kalmamıştır. Allah diyen insandan Allah-u Teàlâ hoşnud oluyor. Onun için en büyük nîmet Allah-u Teàlâ’nın zikridir.
3. Zikir kalbden gam, kaygı, gussa ve kederleri giderir. Zikreden insan gam, gussa keder nedir, bilmez.
4. Zikir kalbe ferah, sürûr ve genişlik verir. Allah dedikçe kalbde inşirah hasıl olur. İnsan sıkıntı bilmez, kalb genişliği olur.
5. Zikir kalbi ve yüzü nurlandırır. Allah diyen insanların yüzlerinde bir nur vardır.
6. Zikir rızkı da celb eder. Allah-u Teàlâ’nın ismini anmak suretiyle rızkın bollanır, genişler. Cenâb-ı Hak esbâbını halk eder, kolaylıkla ve rahatça merzuk olursun.
7. Ruh-u İslâm olan zikri yapan zâkire, Allah-u Celle ve A’lâ sevgisini ihsân eder.
8. Zikrullah tevbeyi îrâs eder. Bu da Allah-u Celle ve A’lâ’ya rücu’ için kalbine te’sir eder. Sığınacağı yeri, ilticâgâhı ve kalbinin kıblesi Allah olur.
9. Zikrullah kalbe cilâ verir, paslarını giderir. Kalbin pası, gaflet ve hevâsına uymaktır. İnsan, canı ne isterse öyle yapıyor; o kalbe pas getirir. Cilâsı da, tevbe, istiğfar ve zikrullahtır.
10. Zikir, kul ile Hàlik arasındaki vahşeti, korkuyu giderir. Hak Sübhànehû ve Teàlâ Hazretleri’yle ünsiyet peydâ eder.
11. Zikir, dilin gıybet, nemîme, yalan, fuhuş, boş ve faydasız sözlerden korunmasına sebep olur. Çünkü Allah diyorsun, meşgulsün, boş laf söylemeye vakit bulamıyorsun. Allah demezsen tabii, dedikoduya başlayacaksın. Gıybet de girecek, fuhuş da girecek, zem de girecek, her şey olacak... Bir sürü günahla çekilip gideceksin. Onun için, sen dilini Allah-u Teàlâ’nın zikrinden kat’iyyen ayırma!
12. Zikir ibadetlerin en kolayıdır ve en büyüğü ve efdalidir.

İhlâs ile ibâdet ederdi. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:(Kırk gün ihlâs ile islâmiyete uyanın kalbi hikmetle dolar. Konuşunca hikmetler söyler.) [İbni Adiy]

Sâlik, doğru îmân sâhibi idi. Kalbde doğru îmânın bulunmasına alâmet, dinin emîrlerini seve seve yapmak, kâfirleri düşman bilip, onlara mahsûs olan ve kâfirlik alâmeti şeyleri yok etmektir. Allahü teâlânın emîrlerini yapmamak hep kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, dine tam inanmamaktan olur.

Hak teâlâ, kâfirlere kıymet verenlerin ve onlara tâbi olanların aldandıklarını ve pişman olacaklarını beyân buyurmuştur.

Sâlik, Allahü teâlâyı iyi tanırdı. Çünkü Allahü teâlâyı tanımaya çalışmak, Allahü teâlânın râzı olduğu şeyleri, Resûlullah efendimizin yolunu bilen ve bu yolda bulunan birini aramak ve böyle bir Allah adamına uymak, her müslümanın vazîfesidir. Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:(Allahın rızâsına kavuşmak için vesile, vâsıta arayınız!) (Mâide 38)

Hocasına karşı şahsen riayet edeceği şartlara uyar ve edebe riayet ederdi.Bir müridin hocasına karşı edepleri ise şunlardır;

1 - Kalbinde, şeyhin fiillerine itiraz olmamalıdır. Aklına yatmayan bir iş gördüğü zaman, ne

kadar tevil etmesi gerekli ise, o kadar tevil etmelidir. Bu tevilde, bir çıkar yol bulamazsa kusuru nefsine yüklemelidir.

2 - Hatırına gelenleri şeyhe anlatmaktır. Bu hatıra gelenler ister hayır olsun; ister ser.. Bunları anlatmalı ki, şeyhi kendisini ilaç eylesin. Zira şeyh, bir tabip gibidir. Müridin haline muttai olunca, onun ıslahı gereken ilacı yapıp iyileştirir. Hastalıkları kaldırır.

3 - Mürit bu yoldaki talebinde azimli olmalıdır. Mihnetler ve şiddetler, onda bir değişiklik meydana getirmemelidir. Ayıplama ve çeşitli zorluklar, onu yormamalıdır. Sadık bir şekilde, şeyhine büyük bir hürmetle saygı ve muhabbet beslemelidir.

4 - Mürit, şeyhinin kendisine emrettiği şeyi yapmakta acele etmelidir. Ve, derhal o emri yerine getirmelidir. Hiç bir tevil ve tehir yoluna sapmamalıdır. Zira, tevil ve tehir yol kesicilerin en büyüğüdür.

5 - Mürit, nefsini yaratılmışların en hakiri görecektir. Nefsi­ni hiç kimseden üstün bir hakka sahip saymayacaktır. Üzerinde başkalarına ait haklar varsa, onları ödeyecektir. Eksiksiz, tam bir şekilde .Bir de, esas gaye dışında bütün bağlarla alakasını kesecektir.

6 - Bir hak yolcusu mürit, işlerin hiç birinde, şeyhine hıyanet etmeyecektir. Şeyhine olan hürmeti ve tazimi, en güzel şekilde olmalıdır. Kendisine telkin edilen zikre devam edip gafleti ve uy­gunsuz hatıraları gönülden atmak yolu ile kalp bünyesini imara çalışmalıdır.

7- Her mürit, şeyhin emrine amade; gönülden teslime hazır olmalıdır. Halifelerden veya müritlerden biri, şeyh’ tara­fından kendisi,ne üst tanıtılırsa, ona da aynı şekilde teslim ol-

malıdır: emrini dinlemelidir. Böylece nefsini alçaltmalıdır.

8 - İhtiyacını şeyhinden başkasına açmamalıdır. Şayet şeyhi olmazsa  kendisi de sıkışık bir durumda bulunursa: Salih, cömert ve ittika sahibi birinden istemelidir.

9-Hak yolcusu mürit, hiç kimseye gazap etmemeli; öf­kelenmemelidir. Zira öfke zikrin nurunu yok eder. ilim talebe­leri ile münakaşa ve mücadele yoluna girmemelidir. Bu türlü münazara  unutkanlık doğurur; İnsana ağırlık verir. Şayet kendisinden öfke, yahut anlatılan cinsten her­hangi biri ile münazara zuhur ederse, derhal istiğfar etmeli; öfke­lendiği kimseden özür dilemelidir. isterse haklı olsun, isterse hak­sız.

Sonra hiç kimseye hakaret nazarı ile bakmamalıdır. Aksine: Her gördüğünü Hızır (A.s.) yahut        Allah’ın veli kullarından biri gibi bilmeli; o gördüğü kimselerden kendisi için dua talebinde bulun­  malıdır.

Buraya kadar saydıklarımız, müridin şahsen riayet edeceği şartlardı. Aşağıda müridin şeyhine karşı izleyeceği edep yolları bulunmaktadır:

1 - Müridin bağlılığı şeyhinde kalmalı. Şuna inanmalı ki: Matlubu ve maksudu ancak, bağlı bulunduğu şeyhinin elinde ta­mam olacaktır. Şayet gözü bir başka şeyhte kalırsa, kendi şey­hinden de mahrumiyete uğrar. Ayrıca feyiz kapıları üzerine ka­panır.

2 - Mürit, şeyhine teslim olmalı; şeyhin emrine ram, ta­sarrufuna razı olmalıdır. Malı ile, canı ile ona hizmet etmelidir. Zira, iradenin ve sevginin cevheri ancak anlatılan yoldan açığa çıkar. Sadakatin ve ihlasın ağırlığı ancak, anlatılan terazi ile bulu­nur.

3 - Tam manası ile, şeyhin istemediği şeylerden kaçmak­tır. Şeyhin tab’an Ü:;temediği şeyleri de istememektir. Şeyhin güzel huyu yolunda gidip, sevmediği işleri yapmamalıdır.

4 - Görülen rüyaların, düşlerin tabirlerine muttali olmaya çalışmamalıdır. Hatta keşif yollarına dahi, dalmamalıdır. Şayet bunlardan biri, kendisine açılacak olursa, ona İtimat etmemelidir. Durumu, şeyhine arz ettikten sonra, cevap talebi yoksa, onun bir şey demesini beklememelidir. Sonra, sıradan biri, şeyh birşey sorduğu zaman, şeyhin huzurunda, ondan önce cevap ver­meye yeltenmemelidir .

5 - Şeyhin huzurunda sesini kısmalıdır. Zira, büyüklerin yanında yüksek sesle konuşmak edepsizliktir

6 - Şeyhle konuşma zamanlarını bilmelidir.· Ancak, onun açık zamanlarında konuşmalıdır. O da, edep ve tevazu ile· olmalıdır. Konuşmalarında, zaruri durum dışına çıkmamalıdır. Haliyle bu zaruri durum; kendi haline, mertebesine ve .derecesine göre olacaktır. Sorduğu şeylerin cevabını tam bir teveccühle dinlemelidir. Aksi halde, gönül açıklığından mahrum olur. Bir defa mahrum olduğu şeye artık hiç bir zaman kavuşamaz.

7 - Saklanması gerekli olan şeyhin sırlarını saklamaldır.

8 - Allah-ü Teala’nın kendisine hibe yollu ihsan buyurdu­ğu hal, hatıra, yak’a. keşif, keramet gibi şeylerden hiç birini şey­hinden gizli tutmamalıdır.

9 - Şeyhin kelamını halka anlatırken, ancak onların aklı­na ve anlayışına göre anlatmalıdır.

10 - Şeyhle, bir başkasına selam yollamamalıdır.  Çünkü bu edepsizliktir.

11 -Şeyhin gözü önünde abdest almamalıdır. Onun mecli­sinde tükürmemeli; sümkürmemelidir. Onun meclisinde nafile na­maz kılmamalı. Ancak, o kılarsa kendisi de onunla kılabilir.

Yukarıda anlatılan edep yolları birer misaldir. Hülasa olarak anlatılmıştır. Bunların dışında nice edep yolları vardır ki, onlar say­makla bitmez. Ancak onlar, İlahi bir terbiye yolu ile bilinir. Zevkle, ilahi hibe yolundan gelen bir duygu ile bilinir.

Tasavvufta ilerlemek isteyen bir kişi yukarıda belirtilen şartlara riayet etmeli,edebi elden bırakmamalıdır.

 

"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "

discount tretinoin 0.1 45 gm cream site will u buy viagra over the counter viagra generic prednisone for sale online link link oral safe generic propecia male pattern baldness lisinopril reviews impotence cialis canadian generic here buy overnight viagra online viagra sales in 2007 cialis levitra shop generic viagra over no ed generic viagra online generic drug list for accutane purchase glucophage metformin paxil 40 price of cialis at walmart zoloft without a prescription generic name how to xenical reviews link imitrex gmc biggest buyer of viagra zithromax dosing cost the cheapest time to take lipitor cialis how long online drugstore buspar price generic buy erythromycin without rx sitemap