“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

GIYBET

 

Allahu Teâlâ Hucurat suresi 12.ayeti kerimede ‘’Bazınız bazınızın gıybetini etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz.’’buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz (sav)miraca çıktığı zaman tırnakları ile yüzlerini tırmalayan insanlar görür. Bu insanların gizli hallerini araştıranlardır.

Bir hadisi şerifte ‘’Ey dili ile iman edipte kalbi ile inanmayanlar Müslümanların gıybetini etmeyin, onların gizli hallerini araştırmayın. Kim, din kardeşinin gizli hallerini araştırırsa, Allahu Teâlâ da onun gizli hallerini araştırır. Allahu Teâlâ kimin gizli hallerini araştırırsa, onu evinin içinde de açığa çıkarır ve rezil eder.’’

Allahu Teâlâ Musa as. Cennete en son gidecek olanların gıybetten tövbe edenler olduğunu bildirmiştir.

Gıybet Sadece Dille Yapılmaz. Dil ile söylemek, ancak başkasına müslüman kardeşinin bir eksikliğini anlattığın ve hoşuna gitmeyen bir vasfını belirttiğin için haram olmuştur. Bu bakımdan ta´rizen kendisinden bahsetmek, açıkça kendisinden bahsetmek gibidir. Bu hususta fiil de söz gibidir. İşaret, ima, dudak bükme, göz kırpma, yazı, hareket ve maksadı belirten her türlü söz, açıkça söylemek gibidir. O halde bunların tümü gıybet ve haramdır.

Aişe validemizin şu sözü ima ve işaret kısmındandır: Bizim evimize bir kadın geldi. Kadın gittikten sonra elimle kadının kısa boylu oluşuna işaret ettim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a) bana şöyle dedi:
Kadının gıybetini yaptın!

Başkasının durumunu hikâye etmek suretiyle taklidini yapmak da gıybettir. Aksayarak yürümek veya kişinin yürüdüğü gibi yürümek gıybettir, hatta azap bakımından gıybetten daha şiddetlidir. Çünkü böyle yapmak, kişiyi anlatmakta daha tesirli olur. Hz. Peygamber, Hz. Aişe´nin başka bir kadının taklidini yaptığını gördü ve şöyle buyurdu:

Bana şu kadar şu kadar verilse bile yine de bir insanın taklidini yapmak beni sevindirmez!

Yazı ile gıybet de böyledir. Çünkü kalem de bir dildir. Bir kitabın yazarı, belli bir şahıstan bahseden kitabında onun konuşmasını çirkin gösterirse gıybet olur. Ancak konuşmayı böyle göstermeye kendisini mecbur eden bir şey bulunursa, o zaman hüküm değişir. Nitekim ileride bu bahis gelecektir. Müellifin ´bir kavim şöyle dedi´ demesi ise, gıybete dâhil olmaz. Ancak gıybet, belli bir şahsa -ister diri, isterse ölü olsun- saldırmaktan ibarettir.

´Bugün bizim yanımızdan geçenlerin veya bizim gördüklerimizin bir kısmı´ demen gıybettendir. Yani eğer muhatabın bu ibareden belli bir şahsı anlarsa, gıybet olur. Çünkü mahzurlu olan, muhataba belli bir şahsı anlatmaktır. Anlatmakta kullanılan metot ve sistem değildir. Eğer muhatap o konuşmandan belli bir şahsı anlamazsa öyle konuşman caizdir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) bir insanın herhangi bir hareketinden hoşlanmadığı zaman şöyle derdi:

Bazı kavimlere ne oluyor ki şöyle yapıyorlar.

Enes(ra) rivayet edilmiştir. Bir gün Resulü Ekrem efendimiz (sav) bir gün oruç tutmamızı emretti ve sonra’’ Ben izin vermeden kimse orucunu açmasın ‘’buyurdu.

Herkes orucunu tuttu. Akşam olunca teker teker müracaat edenlere iftar müsaadesi verdi. Bu arada bir adam gelerek;

"iki genç kız oruç tuttu ve yoruldular, zati âlinize gelip izin istemeye utanıyorlar. Müsaade buyursanız da iftar etseler" dedi.

Müsaade etmediler.

Adam tekrar geldi. Tekrar geldi. Müsaade edilmedi

Sonunda Resulü Ekrem (sav) ‘’Onlar oruç tutmadılar, bütün gün insanların etlerini yiyenler nasıl oruçlu olurlar? Git onlara söyle oruç tuttularsa; söyle istifra etsinler bakalım ‘’

Adam gitti, gerekeni söyledi. Onlar da aynı şeyi yaptılar ve kan parçaları kustular. Adam Resulü Ekrem’e (sav)vaziyeti bildirdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sav) ‘’Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, eğer bu parçalar kusmayıp midelerinde kalsaydı, onları cehennem ateşi yerdi.’’buyurdu.

Câbir der ki: Bir seferde Hz. Peygamber ile beraberdik. Sahipleri azap gören iki kabrin yanında durarak şöyle buyurdu:

Bu iki kabrin sahibi azap görüyorlar! Oysa azap görmeleri pek büyük olmayan bir suçtan dolayıdır. Onlardan biri halkın gıybetini yapardı. Diğeri ise küçük taharetten korunmazdı.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a) bir hurma dalı veya iki hurma dalı istedi. O dalları kırıp sonra her parçayı bir kabrin üzerine dikmeyi emretti ve şöyle dedi:
Bu iki dal yaş oldukça (kurumadıkça) onların azabı hafifletilir.

Maiz zina suçundan idam edilince su adam it gibi öldü dediler. Bunu üzerine''şu leşten ısırın da yiyin dedi.'bu murdardır dediler. Rasulullah(sav)Maiz hakkında söyledikleriniz kazandığınız günah o leşten daha pis kokuludur, buyurdular.

İki zat mescidin kapısında oturuyorlardı. Mescidi haramın kapısından sakal bıyık kesilmiş bir adam geçti,''Kendini kadınlara benzetmiş, erkeklikten ne varsa kaldırmış''dediler ezan okundu namaza gittiler namazda biri bizim konuşmamız doğru mu acaba diye düşündü ve meseleyi Mekke müftüsü Ataya, sordu. Ata da yeniden abdest alıp namaz kılmalarını oruçlu iseler de oruçlarını tekrar etmelerini emretti. Mücahit'' Veylülli külli hümezetin lümeze ''(Azap olsun her ayıplayıcıya! Yüzlerine karşı dil uzatıcıya!' (Hümeze/1)) ayetinin tefsirinde şöyle dedi: 'Hümeze ;halka tan eden kimse, Lümeze; halkın etini yiyen kimse demektir'   

Katade peygamber efendimiz, kabir azabı 3 şeydendir.1/3 gıybet,1/3 nemime,1/3 e idrardan sakınmamaktandır, diye bize bildirildi demiştir. Bazı eskiler biz sahabe zamanına yetiştik, onlar ibadeti namazda oruçta değil birbirlerini çekiştirmemekte ararlardı.''dediler.

Ali b. Hüseyin başkasının gıybetini yapan bir kişiyi dinledi ve şöyle dedi: 'Gıybetten kaçın! Çünkü gıybet, insan köpeklerinin katığıdır'.

Hz. Ömer şöyle demiştir: 'Allah'ın zikrinden ayrılmayın! Çünkü onda şifa vardır. Halktan bahsetmekten sakının! Çünkü o hastalıktır'.
Allah Teâlâ'dan, ibadetine yönelmek için tevfîkini talep ederiz.

   GIYBETİN ÇEŞİTLERİ

Bedeni gıybet: uzundur, kısadır, gözü şaşıdır, kördür vb diyerek arkadan konuşmaktır.

Nesebi gıybet: babası ameledir, kötüdür demekle yapılan gıybet

Dünyevi gıybet: edepsizdir, yalancıdır, çok uyur, çok yer, milletin hakkını yer vb. demekle olur

Dini gıybet: hırsız, yalancı, namazı kılmaz vb

Giyiniş gıybeti: geniştir, dardır, kirlidir şeklinde konuşarak yapılan gıybettir.

-Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?

-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.

-Gıybet kardeşinin hoşuna gitmediği bir vasıfla onu zikretmendir.

-Acaba benim dediğim kardeşimde varsa?

-Eğer senin dediğin kardeşinde varsa, onun gıybetini yapmış olursun. Eğer dediğin kendisinde yoksa ona iftira etmiş olursun. Hz. Aişe şöyle demiştir: ´Sakın hiçbiriniz başkasının gıybetini yapmasın! Çünkü ben bir ara Hz. Peygamber´in yanında iken bir kadın için ´Şu kadın ne kadar da uzun etekli imiş!´ dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber bana dedi ki: ´At, at!´ Ben ağzımdan bir çiğnem et parçası çıkardım.
Hasan Basri şöyle demiştir: Başkasından bahsetmek üç kısma ayrılır:
1.Gıybet
2.Bühtan
3.İfk (iftira)
Gıybet iş söz işaret huzurunda gıyabında yazı hareket ile olursa olsun maksadı ifade ettiği için haramdır.

Gıybetin sebepleri

1.kızgınlığından dolayı onun hakkında konuşmaktan zevk alır. Hiddet gıybetin baş sebebidir.

2.Arkadaşlarının kendilerini konuşturup dinlemeleri ve onun da ona uyması ile olur

3.Bir işin kendi aleyhinde olacağını düşünüp, onun aleyhinde konuşarak kendi aleyhinde konuşulacaklarını çürütmek ister.

4.Kendisine isnat edilen şeyi başkasına yüklemek ve bu suretle kendini kurtarmak

5.Kendisini üstün göstermek, başkasını küçük göstermek

6.Haset çekememezlik

7.Şakalaşmak, gülüp oyalanmak

8.Adam küçük görerek onunla alay etmek

 

    Gıybetten kurtuluş çareleri

Kişiyi gıybete sürükleyen ve teşvik eden sebebe bakmasıdır; zira hastalığın tedavisi, sebebinin önlenmesiyle mümkündür.

Allahın gıybete kızdığını bilmek sevapları yok ettiğini kıyamet günü teşhir olacağını, sevaplarını gıybetini yaptığı insana verileceğini düşünmektir.

 Bilmektir.

 Öfkeyi de yenmek gerekir.

 Ateşin kuru dalları yakması insanın sevaplarının insanın sevaplarını mukavemette gıybetten daha süratli değildir.

 

   Ey iman edenler zannın birçoğundan sakının, zira zannın bazısı günahtır.

Ya eyyühellezi amenüçtenübu kesir an minezzanni inne bagdazzanni ismin.

 

  Dil olduğu gibi kalple yapılan gıybette haramdır. Buna suizan denir. Dille bir adamın kötülüğünü saymak yasak olduğu gibi kalbin ile de kötü zanda bulunmak yasaktır. Bu kötü zandan maksat kalbe ne suretle gelirse gelsin değil, kalbin ona hükmetmesi iledir. Hatır, havadis, şek, bağışlanmıştır. Yasak olan zandır. Haram olmasının sebebi herkesin kalbinde olanı Allah bilir. Gözü ile görmediği kati malumata sahip olmadıkça kimse için kötü düşünmeye hakkın yoktur. Görmediğin ve bilmediğin şeytandır. Şeytan ise en fasık kimsedir. Peygamber Efendimiz (sav)sahabeyi zekât toplamak üzere gönderiyor, beni müstakile''Ey müminler eğer fasık’ın biri size bir haber verirse, onun iç yüzünü araştırın yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz buyruluyor. Olayda kötü tarafı hayallendirecek bir delil var, fakat hilafına da ihtimal varsa yine caiz değildir. Adamın ağzını koklayıp şarap içmiştir deyip, Cezası tatbik edilemez. Zorla içirilmiş ya da ağzını, çalkalamış olabilir.

    Muhakkak ki Allah c.c müslüman malına, canına, kendisine suizanda bulunulmasına haram etmiştir.''Malınızın mubah olması için gereken şartlar suizan için de geçerlidir. Kalbe gelen şüpheler devamlı dalgalanmakta ise bunu suizan da ayırt, etmek bilmekledir.

      Âdeme karşı içindeki davranışının değişmesi, nefret etmek, hürmet saygı göstermemek, tembelleşmen, sıkıntı ile karşılaştığında aldırış etmemendir.

     Peygamber Efendimiz(sav) müminde 3 şey bulunabilir. Bunlardan kurtuluş çareleri vardır. Suizandan kurtuluş çaresi şüphelendiğin şeyin üzerine düşmemektir, kalpte yerleşmesi sevginin nefrete dönüşmesiyle azalarda yerleşmesi gereğini yapmakla olur.

   Mümin Allahın nuru ile bakar ve böyle kapalı gerçekleri bulur. Gerçekte tecessüs Allahın nuru ile değil vesvese iledir.

     Bir müslüman hakkında suizanna kapıldığı zaman ona dua etmek ve ona daha fazla ehemmiyet vermek gerekir. O zaman şeytan kızar kötü şeyleri hatırına getiremez olur.

     Ona tenhada nasihat et. Kendini büyük görüp onu alçaltma maksadın üzüntünle beraber onu bu günahtan kurtarmak olsun. Hatta onun o kusurunu senin nasihatin ile değil kendisinden terk etmesi senin için daha sevimli olsun. Hem nasihatin, hem de üzüntünün hafiflemesinde ona yardımcı olmanın mükâfatını alırsın.

     Suizan da kötü meyvelerden biri de tecessüs araştırmaktır. Çünkü kalp zan ile yatışmaz hakikate ulaşmak ister. Bunun için tecessüsle meşgul olur ki bu da yasaktır. Ayette vela tecessüsü, yani casusluk etmeyin diye geçer.

 

Bazı durumlarda gıybete ve zanna müsaade edilmiştir.

Kötülüğü önlemek için,

Bir müslümanı kötülükten korumak için,

Lakabı dolayısıyla,

fıskını, günahını gizlemeyen açıkça işleyen hakkında

Olanları anlatıp, fetva alabilmek maksadıyla meseleler konuşulabilir.

 

  Gıybet ve suizanda bulunan kimseler helallik almalı. Tövbe etmeli Allahu tealanın affına ve mağfiretine sığınmalıdır.

 

"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları Kalb-iselim.net 'e aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "

discount tretinoin 0.1 45 gm cream site will u buy viagra over the counter viagra generic prednisone for sale online link link oral safe generic propecia male pattern baldness lisinopril reviews impotence cialis canadian generic here buy overnight viagra online viagra sales in 2007 cialis levitra shop generic viagra over no ed generic viagra online generic drug list for accutane purchase glucophage metformin paxil 40 price of cialis at walmart zoloft without a prescription generic name how to xenical reviews link imitrex gmc biggest buyer of viagra zithromax dosing cost the cheapest time to take lipitor cialis how long online drugstore buspar price generic buy erythromycin without rx sitemap